• https://api.whatsapp.com/send?phone=05521012184
  • https://www.twitter.com/@kifsamer
  • https://www.instagram.com/psikologizzetgullu
  • https://youtube.com/@psikologizzetgullu
Algı Tamircisi
www.izzetgullu.net
ACABA ARKASINDA İLAÇ LOBİSİ Mİ VAR
22/05/2014
Sağlık Bakanlığı hekim dışı meslekleri doğru tanımlama ve yerinde kullanma hususunda çifte standartlı davranmaya devam ediyor.
 
Yıllardan beri hekime kepçe ile veriyor, psikologlara vs. gelince ise bir zamanlar kaşıkla verdiğini bile kürekle geri alıyor!
 
İki fakülte arasında ayrım yapan, yani tıp fakültesi ile başka fakülte mezunları arasında görev ve işlev tanımı açısından ayrım yapan bir bakanlık adil olabilir mi!

Şunu demeye çalışıyorum:
 
Sadece fakülte bitiren, uzman olmayan pratisyen hekimlere tıbbın A'sından Z'sine kadar tıbbi tanılama ve tıbbi tedavi yetkisi veren, hatta bu hekimleri on - on beş günlük kısa kurslarla bir bakıma uzman olarak yani aile hekimi olarak atayan bakanlık aynı şekilde kendi sahasında fakülte bitiren psikologlara vs. gelince birden değişiyor; alt tarafı insanlarla birebir olarak konuşmak olan işlevlerini bile iyice daraltıyor! Bu daraltılan işlevlerin ifası işini de iki mesleğin kontrolü şartına bağlıyor. 
 
Son yönetmelikle psikologlara, "Sen çok az şey yapabilirsin, onları da ancak ve ancak gözetim altında..." diyor! Böylece, "Bir alanda lisans yani uygulama yetkisi veren eğitim" demek olan lisans eğitimi bazı meslekler için lise eğitimi mesabesine iniyor, tıp fakültesi dışında kalan ve sağlıkla ilgili eleman yetiştiren fakülteler iyice anlamsızlaşmış ve değersizleşmiş oluyor.
 
Daha açık bir ifadeyle bu, "Tıp bitiren doktorluk, hukuk bitiren avukatlık, eğitim fakültesini bitiren öğretmenlik, mühendislik fakültesi bitiren mühendislik yapabilir lakin tıpkı bunlar gibi fakülte düzeyinde yüksek eğitim alan psikologlar psikoloji ile ilgili çok az şey yapabilirler. Üstelik de bunlar iki mesleğin denetimi altında mümkün olabilir..." demek oluyor.
 
Artık psikologluğun içi tamamen boşalmış, işlevleri son derece daralmış durumda! İstanbul'da paralı özel bir üniversitede, Sosyoloji yahut İşletme üzerine klinik psikolojide yüksek lisans yapan (evet böyle bir garabete bile izin veriliyor artık), hasta ve danışan görmeden 2 yıllık teorik bir eğitim alan kişiler gelecek, yıllardır uygulamalı bir alanda uygulamalı çalışarak uzmanlaşmış psikologlar onların kontrolünde işlev görecek! 
 
Çıraklık okulunda iki sene ders gören genç gelecek sanayiye, burada 20 yıldır motor tamir eden ustaya ustalık öğretecek, buradaki ustanın başı yani ustabaşı olacak! Bu sihirli yönetmelikle bir günde usta çırak, çırak usta olacak! Niye? Çıraklık okulunda 2 yıl daha fazla ders gördü diye! Bunlara göre ustalık okulda öğrenilir, işin içinde değil! Daha doğrusu bunlara göre uzman doktor hastanelerde yani işin içinde olunur. Klinik psikolog olmak içinse klinikler değil de üniversite sınıfları gerekir!
 
Önce psikologlara lise mezunu tıbbi sekreterle aynı ek ödemeyi ve maaşı vererek değersizleştiren bakanlık şimdi de mesleki rolünü iyice daraltarak, verdiği son derece az işleve de "şu iki mesleğin gözetiminde" ibaresi ekleyerek iyice kıymetsiz hale getiriyor.
 
Psikologların kabahati ilaçsız yardım sunması, böylece devleti külfetten, milleti de böbrek ve karaciğer fonskiyonlarının bozulması başta olmak üzere bir yığın komplikasyondan kurtarması mıdır acaba?

Yıllardır alanda uyduruk belgelerle önüne gelenin icra ettiği ve denetlenemeyen kişisel gelişim, yoga, NLP vb. adlar altındaki uygulamalara tek çıt çıkarmayan  bakanlık niçin sürekli psikologların önünü kesiyor?
 
Neden sürekli onları küçümsüyor, niye bu alanda sadece psikiyatriyi var etmeye, onların tekelini muhafazaya çabalıyor?
 
İlaç sektörü güç ve prestij kaybetmesin, psikologların çenesi küresel sermayeye rakip olmasın diye mi acaba?
 
Şu bunalım ve cinnet çağında bile, işlevleri daha fazla artacağı yerde sürekli daraltılan, sürekli değersizleştirilen psikologların uğradıkları bu haksızlıkların arkasında ilaç lobisi mi var yoksa?
 
Lisans tamamlama eğitimleri adı altında akademik nitelikli fakülte eğitimini bile uzaktan verebilen, bu şekilde uzaktan lisans tamamlatabilen bakanlık sıra psikologlara gelince onları alanda isterlerse 20 yıl çalışmış olsunlar, hala sıradan ve düz psikolog saymakta, bu şekilde onların haklarını çalmakta neden hala ısrar ediyor?
 
Uygulamalı psikoloji demek olan  klinik psikoloji alanında yıllarca uygulamalı çalışmayı uzmanlaşma için yeterli görmeyen lakin teori ağırlıklı akademik bir eğitim olan fakülte eğitimini uzaktan verdirerek lisans tamamlatabilen bir bakanlık böylesi yaman garabetlere imza atarken çok mu düşünüyor acaba?
 
BAKANLIK ARTIK ANLAMALIDIR
 
Sağlık Bakanlığının ülkemizde klinik psikologluk (yüksek lisans) eğitiminin masa başı verilen akademik bir eğitim olduğunu, doktorun hastanede, motor ustasının sanayide, çiftçinin tarlada, haliyle klinik psikologların da kliniklerde yetiştiğini kabul etmesi, tıpkı uzman öğretmenlik türü uygulamalarda olduğu üzere, en az az 5 yıl (yahut 10 yıl) hastanelerde çalışmış, böylece uygulamalı bir psikoloji dalında uygulama yaparak uzmanlaşmış psikologlara klinik psikolog unvanı verilmesi konusunda adım atması, bu yönde harekete geçmesi gerekiyor. 

Doğru olan budur! Çünkü uygulamalı her mesleğin uzmanlığı alanda, işin içinde yapılır. Orduda, emniyette ve hukuk alanında uzmanlaşmak için akademik bir unvan aranmaz! Doktorun uzmanlığı da aynı şekilde üniversitede / sınıf ortamında değil; araştırma hastanelerinde yani işin içinde gerçekleşir.

4 yıllık lisans eğitiminin kısa süreli teorik bir tekrarı ve üç - dört adetlik yapay vak'a uygulaması ile klinik psikolog olunamayacağını, klinik piskologluğun bir uygulama işi olduğunu, hastanelerde yıllardır binlerce gerçek vak'a görerek uzmanlaşan psikologların bunu fazlasıyla hakettikleri gerçeğini kabul etmesi, bu hakkı da hak sahiplerine teslim etmesi gerekiyor.
 
Aksi halde her soruna hastalık, her sorunu olana da hasta muamelesi çeken statüko yüzünden insanlarımız boş yere acı çekerek hap bağımlısı olmaya, bütçemiz her geçen gün daha fazla açık vermeye, böylece tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı plasebo etkili ilaçlar nedeniyle buhar olup uçmaya devam edecektir.
 
İŞTE YENİ YÖNETMELİKTE PSİKOLOGLARIN GÖREV TANIMI

Psikolog

a) Psikoloji lisans eğitimi üzerine ilgili mevzuatına göre Bakanlıkça uygun görülen psikolojinin tıbbi uygulamalarıyla ilgili sertifikalı eğitim almış ve/veya yeterliliğini belgelemiş psikologlar, klinik psikoloğun sorumluğunda test teknik ve yöntemlerini uygular ve raporlar, hasta görüşmesi yapar. Psikolojik rehabilitasyon hizmeti, afet ve kriz ile özel alanlara yönelik psikolojik destek hizmeti verir. Taburcu olan hastaların izlem, görüşme, danışmanlık hizmetlerine katkı sağlar.

b) Uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan psikologları doğrudan ilgilendiren durumlarda ayaktan, yatan ve kronik hastalığı olan hastalara ve yakınlarına klinik psikoloğun ve/veya psikiyatri uzmanının sorumluluğunda psikolojik destek hizmetleri verir.

c) Toplum ruh sağlığını korumaya yönelik faaliyetlerde görev alır.

ç) Çalıştıkları kurumlarda diğer çalışanlara yönelik psikolojik destek eğitimleri verir.

d) Psikoteknik değerlendirme yapar.

e) Eğitimini almış olduğu alanda hastalara, hasta yakınlarına, ekipteki tüm elemanlara duygu, düşünce, davranış ve bedensel hastalıkların ilişkileri, tutumların ve davranışların değiştirilmesi, stres gibi insan davranışları, hakkında kuramsal ve uygulamalı bilgi verir.
 


2306 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Birkaç Fikri Kırıntı - 26/12/2023
Sabahın beşinde
LAİKLİK DİNSİZLİK MİDİR - 24/12/2023
.
Yerli Selefiler Milli Robot Yapmış - 03/02/2023
Hatalı Kandil Algısı - 26/01/2023
Kandil Var mı Yok mu?
Son Risale Dersi - 23/01/2023
Buldum Deme, Hep Ara
Niyet Ettim Kırbaç İçin Namaz Kılmaya - 22/01/2023
Allah Dışı Kaygılara Kulluk Ettirmek
Şu Zamanda Akla Kurt Düşürmenin Önemi - 22/01/2023
.
Mutsuz İnsan Projesi - 21/01/2023
.
Ruhlarımızdaki Şeriat Çatışması - 19/01/2023
Şeriat Yok Diye Yanacak Yıyız?
 Devamı