• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/1551421931768073/
  • https://twitter.com/pskizzetgullu
DİKKAT! YANLIŞ TRENLE DOĞRU YERE GİDİLMEZ

"Yanlış trene bindiyseniz koridorda doğru tarafa koşmanız sonucu değiştirmez" (Anonim)

Evet, yanlış trendeyiz...

Ve;

"İnsanlar ruhsal hasta olduklarına inandırılarak hasta edildi. Hasta olmadıklarına inandıkları gün iyileşecekler" (İzzet Güllü)

O sebeple;

Uyanık olalım diyorum!

Neyin hastalık olduğuna bilimsel gelişmeler değil; ABD'de bulunan, çoğu üyelerinin ilaç sektörüyle ilişkisi olduğu bilinen kapitalist bir psikiyatri lobisi karar veriyor!

Hem de bir sağlık alanı için evlere şenlik olan bir uygulamayla; oylama usulüyle...

Bize ise, "Demek hastaymışım... Ne zaman iyileşeceğim... Ama hala iyileşemedim..." diye düşüne düşüne dert sahibi olmak kalıyor!

Siz hasta olduğunuza inanırsanız beyniniz de inanır... Bu zehirli inancı zihninize modern psikiyatri ve onun güdümündeki psikoloji zerk ediyor!

İLAN EDİYORUM

Bu yazı, "En Tabii Ruh Hallerine Semptom Diyen,

Dönemsel Zorlukları ve İnsani Ruhsal Dalgalanmaları Hastalık Olarak Pazarlayan,

Bunun İçin Telkin ve Propaganda Tekniklerini Kullanan,

Kategorileme ve Etiketleme Yöntemleriyle Kitleleri Hasta Olduklarına

İnandırmaya Çalışan,

Sırf İlaç Verebilmek Adına İnsan Ruhuna Organ Muamelesi Çeken,

Hastadan ve Hastalıktan Beslenen,

Tüm bunlar Nedeniyle ve İndirgemeci Medikal Niteliği İle Aslında Tedavi Değil;

Hasta Eden Mevcut Ruhsal Yardım Statükosuna Karşı Manifestodur!"

DİKKAT EDİN!

"Ortada gerçek yılan yok; sadece yılan resmi var. Bize resim yılanın kendisi olarak öğretildi. Haliyle resme yılanmış tepkisi veriyoruz! Çünkü her fırsatta tedavi olmazsak, yani resmi yılanın kendisi sanmaz isek bizi sokacağı telkin ediliyor.

Halbuki ruhsal hastalık yok; algı problemi var! Hasta olduğumuz için değil; yanlış algıladığımız için dert sahibiyiz.

Bilirsiniz merdiven çıkarken ki kalp çarpıntısına normal deyip geçersiniz. Ama panik atak denilen sorundaki çarpıntıdan dolayı hastayım diye düşünür, bu düşünce yüzünden eyvah der, ardından da mahvolursunuz.

Neden? İkisi de aynı "yaşantı" değil mi?

Dikkat edin:

Sizi aslında kalp çarpıntısı mahvetmiyor; hastalığınızın nüksettiğine ilişkin algınız ve inancınız mahvediyor. Kalbin doğal çalışma sistemindeki fiziksel bir aktivite artışı insan psikolojisini normalde neden rahatsız etsin ki. (Merdiven örneğini hatırlayın!).

Bağırsaklarınızdaki aktivite değişimi psikolojinizi etkiliyor mu!

Hayır! O halde neden böyle?

Çünkü size bunu böyle öğretmişlerdir. Birinin normal, diğerinin ise hastalık olduğuna inandırılmışsınızdır.

Görüyorsunuz işte…

“Ne” yaşadığınız değil; neye - nasıl inandığınız önemli...

Sizi etkileyen belirtiler değil; algınız ve ona bağlı olarak sahip olduğunuz inancınız! Ruhunuz algıladığı, inandığı biçimde tepki üretiyor...

Doğal olarak çözüm bu algının / inancın değişmesinde!

Yani bizi ıslatan yağmur değil; şemsiye kullanmamak! O halde çözüm mevsimle savaşan, yağmuru vaktinden önce dindirmeye çalışan tıbbi tedavide değil; şemsiye kullanmayı öğreten algı eğitiminde!"

UNUTMAYIN

"Yağmurla savaşan daha çok ıslanır!

Şemsiye kullanan sağanağın altında dahi olsa kuru kalır"

YAĞMURA GELİNCE

O zaten vakti gelince diner. Hem sizi ıslatmayan yağmur bir süre dinmese ne olur!

Sizin sorununuz yağmurla değil ki; ıslanıp ıslanmamakla!

SONUÇ

"Yağmur asit değildir; bilakis rahmettir.

"Ama ıslatıyor" diyorsan şemsiye kullan; toprağı rahmetsiz bırakmak için bulutlarla savaşmaya kalkışma!"

 

Psikolog

İzzet Güllü

  
2755 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın