• https://www.instagram.com/pskizzetgullu
  • https://youtube.com/@psikologizzetgullu

www.izzetgullu.net


Duygular Hasta Olmaz.

Duygular Sadece Değişir.
 SEN HASTA DEĞİLSİN
Psikolog İzzet GÜLLÜ


İnstagram Adresim
Hava Durumu
Üyelik Girişi
Başka Dile Çevir
İndirilen Dini Tanı

Tevhid Aldatmacası
Duyuru... Web Sayfama Hoşgeldiniz... Yeni Makaleler Yayında... Beni İnstagram ve YouTube Hesaplarımdan da Takip Edebilirsiniz...
    • Tüm Algı Bozukluklarıyla Mücadele Eder.
    • "Bildiğimiz Anda Sorumluluğumuz Başlar. Sebep Olan, Yapan Gibidir."
    • 1997/2023 - Çeyrek Asırlık Bir Birikim - Sorunlarla Mücadeleye Adanan Bir Ömür...
    • 30.000 Saat Klinik Deneyim, Basılı 6 Kitap, 600 Küsur Youtube Videosu, 1500'e Yakın Yazı ve Makale, Toplamda 20.000'den Fazla Post, İleti.
    • Bazıları Kışta Açar. Bazıları Baharda Bile Filiz Vermez.

ANASAYFA

Baskısı bulunan 3 adet kitabımı Trendyol'dan veya 0530 944 5006 no'lu sipariş telefonundan temin edebilirsiniz. Kitaplarla ilgili okuyucu görüşlerinin bir kısmına ise sol sütunda yer alan  "Önerilen Linkler" bölümünden ulaşabilirsiniz. 

Paylaşımlarımı YouTube kanalımdan ve @pskizzetgullu kullanıcı adlı İnstagram hesabımdan da takip edebilirsiniz. Bunun için sağ üstteki ilgili sosyal medya ikonlarını tıklayabilirsiniz.

Tek yanlı her bilgi, eğitim, sohbet, kanal, program robotlaştırır. Çok yönlü beslenmeyen her zihin şartlanır ve meselelere çok boyutlu bakamaz. Dinlediği hocaları, okuduğu kitapları, izlediği programları çeşitlendirmeyen insan özgür olamaz ve kendi zindanında yaşar. 

İnternette kadın kırbaçlamaya dair çok sayıda video var. Lakin bir tanesi çok farklı. Sanki ilk defa günah işleyen bir insan görmüşler! Beş altı genç erkek, her biri elinde kırbaçla kadını sağlı sollu kırbaçlıyorlar. Kadının suçu ise dışarı tek çıkmakmış! Yüzüne, kafasına, her yerine dakikalarca vuruyorlar. Allah'ın koymadığı kanunları koyuyorlar. Allah'ın vermediği cezaları veriyorlar. Allah, din gününün (günahları yargılama gününün) tek sahibi benim dediği halde, din gününün sahibi ve yargı işinin ortağı gibi davranıyorlar, günah yargılıyorlar. Sonra da çıkıyor ve "Allah'tan başka kanun kural koyucu yoktur, O hüküm yetkisinin tek sahibidir, tek otorite O'dur" diyorlar. Bu kadar basit çelişkileri bile göremiyorlar. Günahkar insanoğlunun başkasına gelince bir anda melek kesilip günah yargılaması! Allah'lığa kalkmanın, başkasının ilahı olmaya kalkışmanın ve riyakarlığın bir resmi olsaydı eğer, kesinlikle bu olurdu. Bu coğrafyaya önce din eğitimi değil; önce felsefe, önce mantık, önce düşünce, önce algı, önce sorgulama eğitimi gerekiyor. Gerçekten de akıldan ve bilimden uzaklaşan toplumlar asla iflah olamıyor. Hayatta tek hakiki mürşidi ilim ve fen olan milletlerle tek mürşitleri Ahmet efendiyle Mehmet efendi olanların hali ortada!

Demokrasi kültürü ya hiç oluşmamış ya da geç oluşmuş, böylece çok yönlü zihinsel girdilerden uzun süre mahrum kalmış, en önemlisi de tek yanlı ve sınırlı kaynaklardan beslene beslene zihnen gelişmemiş ve olgunlaşmamış toplumlar üretilmiş zeki fikirleri, yazıları, filmleri vb. takdir de tercih de etmezler. Çünkü bunlar onlara kendi yetersizliklerini hatırlatır. Bu sebeple, kendi idrak seviyelerine daha yakın üretimleri tercih ederler. Bu onlara, "Ne var sanki! Bunu biz de yapabiliriz" duygusu verir. Bu duygu ise derin bir haz kaynağıdır. Bu yaygın olgu, hemen her alanda daha üst düzey üretimleri değil, genel eğilimi memnun edecek, onlara kendilerini iyi hissettirecek sığ yapıları/yapımları teşvik eder. Her alandaki yozlaşmanın bir diğer temel nedeni de budur.

Bir çivi bir naldan, bir nal bir attan, bir at bir kumandandan, bir kumandan bir ordudan, bir ordu bir devletten eder demişler. Aslında koskoca bir devletten eden şey sadece basit bir çividir. Zincirleme gelişen bu nedensellik ilişkisini fikirler için de düşünebiliriz. Bir fikir üzerine ideoloji kurulur. O ideoloji üstüne yaşam tarzı oturtulur. Yaşam tarzı üzerine ise kin, öfke, nefret, kavga... Hatta savaş, acı, zulüm ve göz yaşı. Ya da sevgi, barış, kardeşlik. Ve gelişme, kalkınma, refah... Dikkat edilirse olumlu veya olumsuz yönde gelişen tüm zincirleme sonuçlar ilk olarak fikirle başlıyor. İşte bir fikir bu kadar önemlidir. En büyük güç bilgi ve fikirdir. Amerika'yı her alanda bu denli güçlü kılan da sahip olduğu bilgi ve ürettiği fikirdir. Geri kalan, taassup içinde boğulan ülkeler de aslında bilgisizliğin, fikirsizliğin ya da yanlış fikirlerin eseridir. Bir fikri üreten de onu doğru ya da hatalı kılan  da algılama becerisidir. Algılama becerisi doğru yöndeki çabalarla hem oluşturulabilir hem de geliştirilebilir. İsabetli ve yaratıcı fikirler ancak doğru algıların ürünüdür. Doğru algılama kapasitesinin gelişmesi ise daha ziyade sorgulama ve analitik düşünme çabasının içselleşmesiyle ve bir kültür haline gelmesiyle mümkündür.

Maalesef ülkemizde birçok insan dindarlaştığı ölçüde, çoğulcu bir toplum olarak barış içinde yaşamamıza vesile olan demokratik kültüre ve cumhuriyet değerlerine düşman haline geliyor. Demokrasi, laiklik ve Atatürk nefreti adeta imanın 7. şartı haline getirilmiş durumda. Bu durum orta ve uzun vadede ülkemiz için ciddi bir beka sorunu oluşturmaktadır. Hemen her alanda nice yeni fikirler ve bakış açıları geliştirmiş deneyimli bir psikolog olarak bu konularda da elbette söyleyecek çok sözüm var. Bu sebeple, son derece özgün detaylara ve çok önemli püf noktalarına değinen, haliyle de birçok hususta ezberleri bozan son 9 makalemi özellikle okuyun, okutun ve paylaşın. Din üzerinden kin ve nefret tohumları eken, demokrasi iklimini ya hiç oluşturamayan ya da zaman içinde yok eden toplumların perişan hali ortadadır. Bu konuda duyarlı olalım. Unutmayalım ki cehaletin ve ondan kaynaklanan bağnazlığın bedeli çok ağırdır. Bağnazlığın ve gericiliğin eskiden beri el altından hep beslendiğini, hem hiziplere bölerek ayrıştırmak hem de aklı, sorgulamayı ve bilimi değersizleştirici çabalarıyla toplumu geri bırakmak için sinsice bir enstrüman olarak, bir silah olarak kullanıldığını sakın unutmayın. Fevzi Çakmak'ın dahi ta o tarihte dediği gibi, bu yapıların bir çoğu emperyalizmin ileri karakollarıdır.

"Onların işi istişareyledir (ortak akılladır)" ayeti Cumhuriyetin, "Senin dinin (yolun) sana, benimki de bana" ayeti de laikliğin ve demokrasinin en temel dini referansıdır. Bunları ve daha fazlasını öğren. Bilgi özgürleştirir, cehalet köleleştirir. Dini ideoloji haline getirerek ve dini duyguları kullanarak hayatın her alanında hakimiyet tesis etmeye çalışan özgürlük karşıtı otoriter dinci hiziplerin seni kendine, ailene ve çevrene karşı dinsiz/imansız gibi hissettirmesine izin verme. Bu vb. konularla ilgili panzehir paylaşımlar yayında. Takipte kal. 

Terapilerin temel amacı değişim sağlamaktır. En etkili değişim aracı ise telkindir. Ancak modern tıp ve modern psikoloji kadim bir olgu olan telkini ihmal etmiştir. Telkin sistematik (düzenli) olarak yapılan tekrarın adıdır. Düzensiz olarak yapılan tekrar, velevki tekrar olsa da telkin değildir. Bir tekrar düzenli bir biçimde yapılınca telkine dönüşür ve ancak o zaman sonuç üretir. Zira ancak bu şekilde içselleşme sağlanır. Bir toprak parçası rastgele adımlarla değil, peşpeşe gelen düzenli adımlarla patikaya (yola) dönüşür. İşte o zaman gidip gelme kolaylaşır ve ulaşım sağlanır. Telkin ağaçtır. Kimisi ondan odun yapar, kimisi mobilya. Benim terapi anlayışım telkin değildir, telkin üzerine kurulu bir sistemdir.


Sevgili Anneciğim, İyi olduğunu biliyorum, o yüzden lafı uzatmadan mektubuma geçmek istiyorum. Hem "nasılsın" sözüne kim dürüstçe "kötüyüm" diye cevap verebiliyor ki bu toplumda! Her şey ne kadar da bizi yalancı yapmak için kurgulanmış; her yeri nasıl da laf ola beri gele haleti ruhiyesi sarmış böyle, baksana! Lafı uzattıkça uzatarak sürekli işin özünü kaçıran, böylece detayın zifiri karanlık kuyusunda ruhlarımızı boğmaktan başka bir işe yaramayan şu cahiliye kültüründe buna fazla tahammülüm kalmadı açıkçası!
22.07.2012
Son yıllarda bir çok ebeveynin, "Şu uzmana gittik, çocuğum hakkında DEHB var dedi" şeklinde konuştuklarını sıkça duyarız. Çocuklarında DEHB var mıdır yahut yok mudur bilinmez ancak bu konuda derin bir kafa karışıklığı yaşadıkları aşikardır. Hemen belirtmek gerekir ki DEHB psikiyatrideki diğer sorunlar gibi hatalı teşhislere son derece açık bir konudur. Bunun nedeni bu konuyu anlamanın çok zor olması yani sorunun aşırı teknik bir mesele olması değildir.
28.06.2012
Merhaba Tomruk. Mektubunu dün aldım. Evliliğimiz boyunca sürekli beni suçlarken bir kez olsun hatalı olabileceğimi düşünmek gelmiyordu içimden. En fazla “huyum böyle” zannederdim. Çünkü kendimi sürekli haksız bir saldırı altında hissediyor, haliyle kendimi savunma çabası içinde oluyordum. Kendimi savunmaya bu denli yoğunlaşmışken bunu bırakıp da kendime eleştirel bakmam nasıl mümkün olabilirdi!
17.06.2012
... 16 ...
Günün Sözü
İlk İzlenecek Video
Ben Kimim Serisi 1
Ben Kimim Serisi 2
Arabesk Videosu
Bu Da Geçer
Makale Kütüphanesi

TavsiyeEdiyorum.com

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841