• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/1551421931768073/
  • https://twitter.com/pskizzetgullu

Yaşayan İnsanlara Mektup

NİTELİKLİ İLGİ YOKLUĞU İNSANI DELİ EDER

Ey insanoğlu!

Yarım hoca dinden, yarım doktor candan eder derler.

Yarım bilgi ile şartladılar bizi. Ucunu gösterip devamı için ofisime gel demek, yani üç kuruşluk dünya menfaati uğruna yaptılar bunu.

Bazıları da hakikaten bilmedikleri için…

Evet…

Çocuklara ödül ve ceza verin dediler; lakin bunun nasıl olması gerektiğini anlatmadılar.

”İlgi çok önemli, mutlaka gösterin” dediler; bu konuda işin doğrusunu pek öğretmediler.

Oysa ilgi önemli değildir; nitelikli ilgi önemlidir. Niteliksiz bir ilgi eksik dozlu bir ilaçla hastayı iyileşme beklentisine sokmaya, sonra da iyileşmeye olan inancını yıkıma uğratarak tedavi yerine daha da hasta etmeye benzer.

Hiç ilgi göstermemek niteliksiz ilgi göstermekten daha az sorun yaratır. Yani nitelikli ilgi gösteremiyorsanız hiç göstermeyin, en azından ilginin varlığını bari hatırlatmayın; daha iyidir.

Birine hiç hediye almazsanız o bunu bir biçimde anlayabilir; ancak eski püskü bir hediye alırsanız durduk yere sorun çıkarmış olursunuz!

Tıpkı bunun gibi…

BAŞLATAN VE DERİNLEŞTİREN EVRE: ÇOCUKLUK YILLARI

Toplumumuzda çoğumuz; ta çocukluktan itibaren nitelikli ilgi yoksunluğu içerinde büyütülüyoruz. Çocuklarla bir yetişkin gibi değil de çocuksu bir yaklaşımla iletişim kurmak bu süreci başlatan ilk hatalı kapı oluyor.

Sonra ardından ilgiyi sadece, "Oğlum, kızım, aferin, maşallah" vs. demekle sınırlı algılama hatamız geliyor.

“Şımarmasın” düşüncemizden tutun bu yönde bir alışkanlığımızın ve bilincimizin - farkındalığımızın olmamasına varıncaya kadar bir yığın negatif faktör de bu eksikliğin evvela ortaya çıkmasında, sonra da derinleşerek tüm ilgi, eğilim, tutum, tavır ve davranışlarımızı etkilemesinde büyük bir fonksiyon icra ediyor.

PEKİŞTİRİP KEMİKLEŞTİREN DÖNEM: YETİŞKİNLİK

Kişilikleri çocukluk yıllarındaki bu sayılan hatalarla inşa edilen yetişkinler yaşamadıklarını başkalarına verebilmekte, yani başkalarına karşı ilgili olabilmekte çok zorlanırlar. Zorlandıkça, beceremedikçe, kaçındıkça iyice bu yapıdan uzaklaşırlar. Derken tamamen unuturlar. Zaten bu işin hayati öneminin farkında olmadıkları için bu yönde güçlü bir motivasyon da duymazlar.

Böylece sadece eleştiren ama nitelikli olarak ilgi gösteremeyen, ilgi gereksinimi iç dünyalarında derin boşluklar ve çatışmalar oluşturan patolojik örüntülü kişilik yapıları gelişir.

Bunlar;

Kibirli olmaya,

Sadece eleştirmeye,

Hakkıyla takdir edememeye,

Somurtkanlığa,

Alınganlığa,

Asabiyete,

Art niyetliliğe,

Kaprisliliğe,

Kompleksliliğe zemin hazırlar.

Bu marazi kişilik özellikleri; nitelikli ve kesintisiz bir ilgi ile yeterli doyuma erişememiş, yani gerekli doygunluğa ve olgunluğa (doygunluk olgunluk oluşturur) ulaşamamış bir ruh tarlasında filizlenir.

ÇEVRENİZE BAKIN

Çevrenizde gördüğünüz hemen her davranış temelde nitelikli ilgi göremeyişin, dolayısı ile bunu bir biçimde telafi edebilme arayışının ürünüdür.

Şık görünmek, marka giyinmek, pahalı evler almak, hep belli meslekleri hedeflemek vb.

Tüm bunlar esasında derinleşmiş nitelikli ilgi gereksinimini ısrarlı ve abartılı davranışlarla telafi çabasıdır.

Bu çabaya rağmen hala nitelikli ilgi görememek ise (yani bekleyip de bulamamak... Bu, psikolojide "engellenme" denilen önemli bir yaşantıdır) asabiyete, hırçınlığa, agresifliğe, gerginliğe, mutsuzluğa vs. sebep olur.

Bunlar da kişide düşmanlık, kin, öfke, hınç, intikam duygusuna vb. yol açar.

Böylece ortaya yüzü soluk, bezgin, gergin, mutsuz, kaba, hoyrat, somurtkan, bıkkın, feri sönük, kavgacı vb. yapılar çıkar.

PEKİ NİTELİKLİ İLGİ NEDİR

A-    ÇOCUKLUKTA NİTELİKLİ İLGİ

Yavrum, seni çok takdir ediyorum.

Yavrum, bazen düşünüyorum da senin şu şu yönlerinden dolayı sana hayranlık duyuyorum.

Yavrum, benim çocuğum olduğun için seninle gurur duyuyorum.

Yavrum, sendeki yalan söylememe, verilen sözde durma huyun beni öyle etkiliyor ki.

Sana sağlam kişiliğin için derin bir hayranlık besliyorum.

Buradaki ilginin ruh besleyici derinliğini, istenilen vasıfları oluşturucu, arzu edilen özelliklere yönlendirici, bunun için de gerekli olan motivasyonu tutuşturucu niteliği görebiliyor musunuz?

Çoğu ferdinin, “Canımmm” demeyi, bir de üstüne, “Şap – şup” diyerek içten patlamalı bir duyguyla öpmeyi ilgi sandığı bir toplumun fertleriyiz.

Evet, çoğu ferdinin, “Aferin benim güzelim oğluma” dediğinde ilgi göstermiş olduğunu düşündüğü, sonra da üzerine düşeni hakkıyla yaptığına inanarak -derin bir iç huzuruyla- yan gelip yattığı bir toplumun fertleriyiz.

Bu tür sığ ve ruhu doyurmayan, haliyle kişilik yapısı oluşma sürecinde derin boşluklar bırakan niteliksiz ilgi anlayışımızı terk etmek, yukarıda saydığım yönde güçlü ve kesintisiz ilgi sunumlarında bulunmak gerekmektedir.

B-    YETİŞKİNLİKTE NİTELİKLİ İLGİ

Bu ilgide “karakter odaklı, sıcak ve güçlü” ilgi motiflerini devreye sokmak gerekmektedir.

Bunlar kabaca şöyle olabilir:

Ahmet bey senin dürüstlüğünü çok takdir ediyorum ben.

Ayşe hanım sendeki müşfik annelik çok gıpta uyandırıcı.

Mehmet abi senin dik ve onurlu duruşun bana güven veriyor.

Semra abla harikasın, bu cevabın çok zekice.

Hüsnü dayı babacan kişiliğin seni farklı kılıyor, şahsen ben seni örnek almaya gayret diyorum…

Mesela mağazada kasiyere: Kızım işini güzel yapıyorsun, seni takdir ediyorum, maşallah…

Vs.

C-    EVLİLİKTE NİTELİKLİ İLGİ

Kadın eşine: 

Hayatım, Allah seni başımızdan eksik etmesin.

Hayatım, senin vicdanlı ve anlayışlı yanını o kadar takdir ediyorum ki.

Hayatım, sen dürüst, ilkeli, onurlu bir adamsın. (adam lafı çok önemlidir)

Hayatım, senin gibi bir erkek ile evli olduğum için her zaman şükrediyorum (erkek lafı çok önemlidir)

Hayatım, seni hayal edemeyeceğin kadar mutlu etmek istiyorum. Çünkü sen bunu hak ediyorsun. Sana bir şey olur diye aklım çıkıyor biliyor musun!

Hayatım, sen evimizin direğisin. Varlığın yavruma ve bana güç veriyor (güç kelimesi önemlidir)

Vs.

Bunları okuyunca bir yanınız huylandıysa, hafiften alerjik bir reaksiyon uyandırdıysa hormonlu kadın olma sürecindesiniz demektir. Bu durumda doğala dönün derim.

Unutmayın: Sadece kadınların değil; erkeklerin de ruhu vardır.

Soru: Onların ruhuna bu türden nitelikli, haliyle doyurucu, doyurucu olduğu için de olgunlaştırıcı ilgi motifleriyle hiç yaklaştınız mı?

"Arada sırada" önemli değildir. Herşey kesiintisiz olursa işe yarar! Arada bir yemek yemek bedeni besliyormu ki ruhu doyurmaya kafi gelsin.

Biçemiyorum diyorsanız nasıl ektiğinize dikkat edin…

Bu tür bir içi dolu ve nitelikli yaklaşım ölüyü diriltir; halihazırda yaşayan, sağ olan eşiniz ne ki!

Erkek karısına:

Canım, senin bizim üzerimizde emeğin çok, nasıl öderim bilmiyorum.

Canım, senin gibi gerçek bir kadınla evlendiğim için hep şükrediyorum.

Canım, bizim için koşturmakla, hiçbir şeyi eksik bırakmamak için adeta çırpınmanla bizi öyle mutlu ediyorsun ki. Ama üzülüyorum, çok yoruluyorsun be karıcığım!

Canım, bu dünyaya tekrar gelsem yine seninle evlenmek isterdim, biliyor musun!

Canım, eline koluna sağlık; ölmüşlerine rahmet etsin Allah. Bu hizmetin günahlarına kefaret olur inşallah!

Vs.

Bu yaklaşım kadını eşine meftun eder! Eşinize çiçek almakla, günde iki kere telefon açıp fırlama bir üslupla, “Aşkım naber” demekle ilgi gösterdiğinizi zannetmeyin…

Siz aşkınıza bu güne değin sadece nitelikli bir ilgiyi değil; “naber” derken olduğu üzere "bir" harfi bile çok gördünüz.

Ona bir harfi bile çok görüyorsunuz; düşünsenize!

SONUÇ

Önce çocuklarınıza…

Sonra eşlerinize…

Sonra çevrenizdeki herkese…

Koşulsuz ve nitelikli ilgi gösterin.

Bol bol.

Kepçeyle yemek ikram edercesine.

Ruhları doyurun.

Ruhları olgunlaştırın.

Ruh olgunlaşmazsa insan çocuk kalır.

Ruh doyarsa olgunlaşır ancak.

Meyve güneşe doyunca verir en olgun meyvelerini…

Böylece ruhları ilgi çekmek için yaşamanın ve bunun bir dizi negatif komplikasyonlarından koruyun, kurtarın.

Velhasıl dünyamızı ruhu doygun, gözü gönlü tok, karakteri olgun, itkileriyle değil de vicdanıyla hareket eden “insanca” insanlarla doldurun!

Evet hem evinizi, hem de çevrenizi…

Psikolog

İzzet Güllü


Yorumlar - Yorum Yaz