• https://api.whatsapp.com/send?phone=05521012184
  • https://www.twitter.com/@kifsamer
  • https://www.instagram.com/psikologizzetgullu
  • https://youtube.com/@psikologizzetgullu
Algı Tamircisi
www.izzetgullu.net
BİR KAÇ BİR ŞEY
25/08/2013
"Aktif bir mücadeleye karşı pasif bir direniş kaybettirir. PKK aktif bir terör örgütüdür; Bölünme, özerklik, Kürdistan gibi aktif siyasi projeleri vardır. Buna, "Kahrolsun" ya da, "Zalim PKK" gibi pasif söylemlerle ve yöntemlerle değil; "Büyüme, İslam Birliği" gibi daha büyük, daha aktif siyasi projelerle karşı çıkmak gerekir. Aktif bir örgütü daha aktif bir reaksiyon küçültebilir ancak"

Bu psikososyal analiz Sayın Adnan Oktar'a ait. Psikolojik açıdan son derece isabetli olan bu tür tahlilleri kendisi fazlasıyla yapıyor programlarında.

Gelişmek, öğrenmek, fark etmek, özgün yaklaşımlar ve yeni bakış açıları yakalamak; ayrıca bağımsız, rasyonel, sevgi dolu ve cesur bir karakter yapısı inşa etmek isteyen herkese tavsiye ederim!

Evet...

Mustafa İslamoğlu ve Adnan Oktar izlemeyenlerin çok şey kaybedeceğini düşünüyorum. Yaşayan iki deha olarak düşündüğüm bu iki şahsı müthiş analizleri ve özgün bakış açıları için mutlaka tavsiye ediyorum!

***

Peygamberimiz bir Yahudi cenazesi geçerken ayağa kalkıyor. "Niye ya resulAllah, o Yahudi cenazesi" diyen sahabeye, "İnsan değil mi" şeklinde cevap veriyor!

Böylesi bir resulün neredeyse (geneli tenzih ediyorum), "Tüm kafirlere ölüm" diyen, en iyimser şekilde lanetli gibi bakan ümmeti haline gelindi. İşin daha da kötüsü bu sanki dinin bir gereğiymiş gibi yansıtıldı!

Çünkü ümmet saf ve duru kaynaktan uzaklaştı.

Ara yollara saptı, başka yan arayışlara yöneldi. Anayoldan çıkınca ara yollara sapması kaçınılmaz oldu haliyle.

Böylece hiziplere bölündü. Derken kendi hizbinin en doğru yolda olduğunu vehmetti. Diğerlerine karşı önce soğudu sonra buz gibi kaskatı kesildi. Tüm bu süreç ruhlarını buğz ile, kinle, öfkeyle, nefretle doldurdu. Bir yerden sonra dinin ne dediği değil, mezhebinin ne dediği önemli hale geldi. Örneğin dini birleşin, ayrılıp dağılmayın vs. dese bile mezhebi onun ayrışması ve farklı saflarda durmaya devam etmesi için kafi oldu.

Peygamberimiz döneminde olmadığı halde mezhepleri kutsadı. Mezhepcilik şuan İslam dünyasındaki gözyaşlarının bir numaralı sebebi olduğu halde mezhep olgusunu sorgulamayı aklının ucuna dahi getirmedi. Çünkü mezhep ona göre çok kutsaldı. Mezhebi, "Ameli hususlardaki masum görüş farklılıkları, bu gayet doğal" diye meşrulaştırdı.

Oysa görüş farklılıkları elbette ki doğaldı, normaldi. Lakin bu masum ve basit görüş farklılıklarından ayrı bir ekol kurmak doğal değildi. Normal olmayan buydu. 

Sorun buradaydı! Görüşlerin gruplaştırılması, bloklara ayrılması ve katı kurallar haline getirilmesi, sonra her birine bir isim verilmesi ve en sonunda, "Sen hangisindensin" noktasına taşınması anormaldi. Hangi dinden olunduğunun yeterli olmaması, ayrıca hangi mezhepten olunduğunun da sorgulanır hale gelmesiydı garip olan!

Halbuki hepsi birer görüştü, birer açıklama biçimiydi. Dileyen bir konuda birine, dileyen öbür görüşe itimat edebilmeliydi. Sonra da geçip gidebilmeliydi üzerinden. Böyle olmalıydı. Oysa görüş farklılıkları katı birer dini buyruk gibi yansıtıldı, buradan hareketle adeta ayrı bir din kadar önemsenen keskin ekollere ve hiziplere bölündü. Önce bir görüş sahibini seçmek, sonra da onun her görüşüne iman etmek gerekti.

Yani bazı konularda farklı görüşler normaldi, normal olmayan bunları gruplayarak ayrı saflarda, ayrı isim ve hizipler altında darmadağın olmaktı.

Dinin detayları hakkındaki masum görüşler din adı altında, mezhepsel gruplaşmalara yol açmamalıydı. "Görüştür, saygı duyuyorum, eyvallah" denilerek geçilip gidilmeliydi. Detay hususlardan ana ayrımlar, farklı bloklar oluşmamalıydı.

Velhasıl sorun masum görüşlerde değil; "Senin mezhebin hangisi, şu ülke hangi mezhepten" noktasına kadar gelen hayati hatadaydı!

Detay konulardaki masum kişisel görüşlerden katı inanç blokları oluşturulmasındaydı yani...



4324 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Birkaç Fikri Kırıntı - 26/12/2023
Sabahın beşinde
LAİKLİK DİNSİZLİK MİDİR - 24/12/2023
.
Yerli Selefiler Milli Robot Yapmış - 03/02/2023
Hatalı Kandil Algısı - 26/01/2023
Kandil Var mı Yok mu?
Son Risale Dersi - 23/01/2023
Buldum Deme, Hep Ara
Şu Zamanda Akla Kurt Düşürmenin Önemi - 22/01/2023
.
Niyet Ettim Kırbaç İçin Namaz Kılmaya - 22/01/2023
Allah Dışı Kaygılara Kulluk Ettirmek
Mutsuz İnsan Projesi - 21/01/2023
.
Ruhlarımızdaki Şeriat Çatışması - 19/01/2023
Şeriat Yok Diye Yanacak Yıyız?
 Devamı