• https://api.whatsapp.com/send?phone=05521012184
  • https://www.twitter.com/@kifsamer
  • https://www.instagram.com/psikologizzetgullu
  • https://youtube.com/@psikologizzetgullu
Algı Tamircisi
www.izzetgullu.net
AŞIRI UZMANLIK VURGUSUNUN BOZUCU ETKİSİ
21/11/2013

Her şeyin aşırısı zararlıdır! Günümüzde uzmanlık fonksiyonunu abartma, insanlardaki bilgisel özgüveni düşürmüştür. Kendi yaşamları, fikirleri, bilgileri, kararları, görüşleri hakkındaki yetersizlik duygusunu / algısını ise orantısızca kuvvetlendirmiştir.

İnsanlar her konuyu sadece uzmanların bilebileceğini düşüne düşüne kendileriyle ilgili en doğal meselelerde bile tereddüte düşer hale gelmiştir. Bunun en büyük nedeni aşırı uzmanlık propagandasıdır.
 
Yaygın olarak;
 
Bunu uzmanı bilir,
 
Uzman görüşü,
 
Bu konuda psikolog,
 
Doktor dedi ki,
 
Mutlaka uzmana danışın,
 
Şeklinde işleyen süreç en insani durumlarda bile bocalayan, her işte mutlaka doğru ve yanlış, sağlıklı ve sağlıksız arayan takıntılı bireyler inşa etmiştir.
 
Hocam şöyle davrandık doğru mu yaptık,
 
Böyle dedik yanlış mı yaptık,
 
Şu nedir,
 
Bu konuda ne dersiniz,
 
Şu ne anlama gelir,
 
Bu davranışımız nasıldır,
 
Bir sorum daha var... 
 
şeklinde ifade edilen bu yeni, "Benimle ilgili olan bu meseleyi bile ben bilemem, en doğrusunu sadece uzmanı bilir" algısı kişilerdeki yetersizlik duygusunu körüklemekte, her konuyu sadece uzmanların söz sahibi olduğu teknik bir mevzuya çevirmektedir.
 
Oysa yaşamlarımız, kararlarımız, yaklaşımlarımız hakkında en doğrusunu sadece kişilerin kendisi bilir. Bunların uzmanı genel bilgilerle, afaki verilerle uzaktan gazel okuyan uzmanlar değil; kişilerin bizzat kendileridir.
 
Burada şu nokta çok önemlidir:
 
Evet, uzman her şeyi en doğru bilen kişi demek değildir. Uzman belli başlı ve önemli konularda yasal yetkisi olan kişidir. Öyle uzmanlar vardır ki görüş ve önerileri herhangi bir insanınkinden daha sağlıksız, hatta daha zararlı olabilir! Bunun sayısız örneği mevcuttur!
 
Dolayısı ile;
 
Her konuya, "Doğrusu ne, yanlışı ne" gözüyle bakmayınız! Her şeyin bir doğrusu bir de yanlışı olmak zorunda değildir; zaten yoktur da!
 
Yani çoğu mesele vardır ki öyle de davransanız olur; böyle de... Birisi çok doğru, öbürü çok yanlış algısı, aşırı uzmanlık vurgusunun sebep olduğu büyük bir yanlıştır. Bu gibi durumlarda en sağlıklısı kendinizin vereceği karardır. Çünkü çoğu zaman hiçbir seçeneğin ya da yaklaşım şeklinin sonuca anlamlı bir etkisi yoktur. Uzmana danışırsanız pire deve olarak çıkar karşınıza! Bu hata sizin vereceğiniz bir kararın hatalı olmasından kat kat daha büyük bir hatadır.
 
Sonucu sizi pasifleştirerek kendi hayatınız ve gerçekleriniz üzerinde uzman tahakkümü kurmaktır. Bunun sonucu adım adım hayatınıza hükmedilmesi, "Sözgelimi, "Şuan evlenme, şu eşi seç, siz 2. çocuğu yapmayın, şu sana uygun" gibi tamamen bilimsellik dışı öneriler - yönlendirmelerdir. Sonucu adım adım ilerlemek, sınırı aşmak, sizi kuzu gibi görür hale gelmek, derken hayatınızın koçluğuna kalkışmaktır.
 
Oysa hiçbir uzman sizin hayatınızın her şeyini sizin kadar kapsamlı ve çok boyutlu olarak bilemez! Bu, uzman olmakla bile telafi edilemeyecek kadar büyük bir ayrıntıdır.
 
Uzman olunması bu handikapı gidermez! Buna rağmen, sırf uzman olunması dolayısı ile alınacak her öneri, tavsiye vs. size sadece yetersizlik duygusu yükler, hayatınızın en basit detayı için bile uzmana ihtiyaç duyar hale getirir. uzmanlık adı altında hayatınıza açıkça müdahale edilmesi sonucunu doğurur. Birisinin doğru da diğerinin yanlış olması gerekmeyen en basit seçenekler arasında bile karar veremeyen, çünkü her olasılığı - seçeneği biri doğru ama diğeri yanlış şeklinde algılayan, en gündelik meselede bile iki arada bir derede kalan, her şeyde tedirgin olan, evhamlı, detayın içinde ruhen boğulan, zihnen yorulan tükenmiş insanlar haline getirir.
 
Emin olun çoğu konuda uzmanların teknik bilgisi sizinkinden çok daha fazla değildir! Üstelik sizin onlara göre kendi yaşamınızı her bir detayıyla bilme gibi çok özel ve önemli bir avantajınız vardır! Öyleyse kendi yaşamınızla ilgili bu avantajı kendiniz kullanın!

 

 



2767 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Birkaç Fikri Kırıntı - 26/12/2023
Sabahın beşinde
LAİKLİK DİNSİZLİK MİDİR - 24/12/2023
.
Yerli Selefiler Milli Robot Yapmış - 03/02/2023
Hatalı Kandil Algısı - 26/01/2023
Kandil Var mı Yok mu?
Son Risale Dersi - 23/01/2023
Buldum Deme, Hep Ara
Şu Zamanda Akla Kurt Düşürmenin Önemi - 22/01/2023
.
Niyet Ettim Kırbaç İçin Namaz Kılmaya - 22/01/2023
Allah Dışı Kaygılara Kulluk Ettirmek
Mutsuz İnsan Projesi - 21/01/2023
.
Ruhlarımızdaki Şeriat Çatışması - 19/01/2023
Şeriat Yok Diye Yanacak Yıyız?
 Devamı