• https://api.whatsapp.com/send?phone=05521012184
  • https://www.twitter.com/@kifsamer
  • https://www.instagram.com/psikologizzetgullu
  • https://youtube.com/@psikologizzetgullu
Algı Tamircisi
www.izzetgullu.net
EN İYİ DEFANS OFANSTIR
23/09/2016
Bir ileti paylaşıyorsunuz! Diyelim ki orada bir kadın biraz açık giyinmiş! Hemen "Vay sen ne biçim müslümansın, bir ayette yüce Allah buyuruyor, peygamberimiz bir gün yolda gelirken, İslama göre, bu çok yanlış ..." diye başlarlar sizi din ile dövmeye! Allah'ın sopası yok denir ancak çoğu Allah'ın sopası olarak görür kendisini!
Kadının kendisine, hatta kadının saç kılına ve biraz dışarıda görünen göğüslerine, yılbaşı gecesi süslenen Noel ağacına karşı çok hassastırlar! Bir şairin dediği gibi bunlar için kul hakkı yemek sol el elle yemek kadar tepki çekmez sahiden de!
 
Zannedersiniz ki kendilerinin her şeyi dine birebir uygundur! Zannedersiniz ki bunların dine, ayete, hadise, peygambere atfedilen menkıbelere ters gelen hiç bir yanlışları yoktur! Zannedersiniz ki bu "yanlış"ı ilk defa siz yapıyorsunuzdur! Bunlar en etkin ofans defanstır taktiğini izlerler. Bu sebeple kimse bunları sorgulamaz, sürekli bunlar yargılar herkesi! Dine adeta babalarının malı muamelesi çekerler. Bu yüzden milletin belli kesimlerine karşı din konusunda psikolojik bir üstünlük kurmuşlardır. Bazı kesimlerde derin bir eziklik duygusuna yol açmışlardır. Kur'an hakkıyla okunsaydı bu iki kesimin üstünlük ve eziklik duygusu konusunda yer değiştirmesi gerekirdi.
 
Çoğu ömrü boyunca bir kuruş zekat vermemiştir! Abdest alırken, duş alırken şarıl şarıl su akıtır pek çoğu! İsraf eder ve böylece Allah'ın sevmediği kullardan olur bir çoğu, lakin bundan dahi haberleri yoktur! Çünkü Allah israf edenleri sevmediğini belirtir. 
 
Yine yaşamlarının her detayı yığınla israfla doludur. Ülkeleri çöl olmak üzeredir ancak bir tek ağaç dikmemişlerdir. Sokakları dilenciden geçilmez ancak bir tanesinin elinden tutmamışlardır. Kredi kartının fahiş faizinden dolayı onlarca yuva dağılmıştır, bir tanesinin bu konuda bir çabası görülmemiştir. Ne kimsesize kimse olmuşlardır ne tek bir yetimin başını okşamışlardır. Ellerinin tek bir yetimin saçını okşadığına şahit olan var mıdır acaba? Borç istense kolayca yok derler, yalan zaten hayatlarının olmazsa olmazıdır. Alış verişte fahiş kar gözetirler, haram helal dinlemezler. Ticaretlerine yalan katarlar. Yemin etmeden satış yaptıkları nadirdir. Allah'ın adını, Allah'ın yeminini bile ticaretlerine alet ederler. Kolayca kalp kırarlar, kolayca adam harcarlar. Kibir desen çoğunda dizboyudur. Ego zaten kendileri yerde yürüdükleri sürece hep tavanda gezinir. Lüks, gösteriş gırradır. Çoğu en gösterişli, en çok yakan, en israfkar arabalara biner, desinler tanrısına, gösteriş ilahına iman ederek en pahalı evlerde otururlar. 
 
Bunların hiç birisini görmezler! Görürler yahut bunları yapan kendileri değilmiş gibi yapar, onun bunun ameli yanlışını yargılar, ondan bundan hesap sorarlar! Kendisinde yığınla ameli kusur olan bir insan başkasını benzer ameli noksanlıkları ve yanlışları için hangi hakla, hangi yüzle yargılayabilir? Kendisinde yığınla ameli noksanlık olan birisi başkasındaki benzer ameli yanlışlar için nasıl şaşırabilir, buna nasıl hayret edebilir, buna nasıl sanki ilk defa ortaya çıkmış çok abes bir şey gibi bir tepki verebilir? 
 
Sevgisi yok, kendisi gibi düşününüp inanmayanlara karşı nefreti ise dizboyu! Merhameti çoktan bitmiş, hoşgörü denen duygu ise zaten kendisinde bir gün bile tutunamamış! Bunlar ameli kusurlar değil midir? Bunlar her şeyden önce insani kusurlar değil midir? Daha insan olmayanın dinden söylemeye, din sopasıyla adam dövmeye hakkı var mıdır?
 
Bırakın başka şeyleri, sadece bunlar bile yeterli değil midir; ağzılarını kapamak için? Bu ne yüzsüzlüktür böyle? Bunlar başkalarıyla uğraşmayı bırakıp kendi eksik ve kusurlarıyla ilgilenmeyi ne zaman öğrenecekler? Fatih Sultan mehmet Hanın dediği gibi kula Allah'ın soracağı soruları sormayı ne zaman terkedecek, ne zaman kula kulun soracağı sorularla yaklaşacaklar? Allah'ın yargı yetkisine ortak olmaktan ne zaman vazgeçecekler? Din büyüklerini Allah'a, O'nun hüküm vb. yetkilerine ortak etmekle yetinmediler de sıra kendilerine mi geldi yoksa?
 
Namaz bile kılmıyorsun derler örneğin! Kendileri de IŞİD pazarda kadın kız satarken, testereyle müslüman doğrarken mazlumun yanında olmamıştır lakin bu onun nazarında sorun değildir bu. Bırakın mazlumun yanında olmayı, o mazlumlar için bir demokratik tepki eylemi bile organize etmemiş, böyle bir eyleme bile teşebbüsü olmamıştır. Dedikodu yapar, bir kesimdeki bir iki münferit olaydan hareketle o kesimin zihniyetini yargılar, böylece genelleyerek iftira eder, yığınla kul hakkına girer. Bunların hiçbirini görmez. Ancak başkasının kılmadığı namazın hesabını sorar! Başkasını tutmadığı oruçla yargılar, kılık kıyafetiyle yargılar. 
 
Abdest alırken şarıl şarıl akıttıkları suyun hesabını bile veremeyecek kişilerin başkasından kaçırdıkları vakit namazının hesabını sorması tam bir iki yüzlülük örneğidir. Bu nasıl bir kör zihniyettir böyle ya Rabbi!
 
Bir soru sorulsa çoğu sorduğunuz sorunun cevabını vermez, kafalarında kurdukları şeyin cevabını verirler. Çoğu daha okuduklarını bile okudukları şekilde yani olduğu gibi anlamaktan acizdirler. Bu kişiler yine de ona buna dini nutuk çekmekten, onu bunu Allah'ın vekili edasıyla yargılamaktan hiç vazgeçmezler. 
 
Kur'anın tabiriyle bunlar ona buna akıl verip kendilerini unutan, onu bunu yargılarken kendilerini temize çıkaran kişilerdir. Bunlar Allah'ın ahiret gününe bıraktığı yargı işini daha bu dünyada O'nun yerine görmeye çalışan, cezasını da daha bu dünyadayken öfke, dışlama, ötekileştirme gibi yollarla kesen riyakarlardır. 
 
Allah kimin takva sahibi olduğunu, kalplerde ne olduğunu ancak ben bilirim der. Aslında bunlar da bilir. Bu yüzden kafadan kılık kıyafeti nedeniyle bazı kişileri, laik, solcu vs dedikleri bazı kesimleri din dışı olarak görürler. Sürekli dışlar, ötekileştirirler. Dilleri "Kork Allah'tan korkmayandan" sözü gibi onlarca ötekileştirici sözle doludur. "Müslümanlar" derken, bu sıfatı kullanırken hep belli bir kesimi kasteder, onun haricindekileri bunun içine pek katmazlar. Hatta çoğu zaman bu sıfatı onlara karşı, onları kenarda tutmak için kullanırlar. Özellikle ülke içinde "müslümanlar" dediklerinde genelde bu belli kesimleri hariç tutarlar. "İslami kesim" derken de böyle yaparlar. Allah'ın istisna tutmadan tüm insanlar için söylediği "Şüphesiz ki insanoğlu nankördür" sözüne rağmen bazı kullara veli, mübarek, zat gibi payeler verenler de bunlardır. Bunlar Kur'ana göre ömürlerinin son demine dek hiç tövbeden kalkmasalar bile yine de yatacak yeri olmayanlardır ancak en iyi defans ofanstır taktiğini izledikleri için hep bunlar hesap sorucudur. Psikolojik üstünlük sürekli bunlardadır. Bunlar bu sebeple kendileri çoktan kurtulmuş, kendileri dışındakileri ise kafadan, peşinen kaybetmiş telakki ederler.


988 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Birkaç Fikri Kırıntı - 26/12/2023
Sabahın beşinde
LAİKLİK DİNSİZLİK MİDİR - 24/12/2023
.
Yerli Selefiler Milli Robot Yapmış - 03/02/2023
Hatalı Kandil Algısı - 26/01/2023
Kandil Var mı Yok mu?
Son Risale Dersi - 23/01/2023
Buldum Deme, Hep Ara
Niyet Ettim Kırbaç İçin Namaz Kılmaya - 22/01/2023
Allah Dışı Kaygılara Kulluk Ettirmek
Şu Zamanda Akla Kurt Düşürmenin Önemi - 22/01/2023
.
Mutsuz İnsan Projesi - 21/01/2023
.
Ruhlarımızdaki Şeriat Çatışması - 19/01/2023
Şeriat Yok Diye Yanacak Yıyız?
 Devamı