• https://api.whatsapp.com/send?phone=05521012184
  • https://www.twitter.com/@kifsamer
  • https://www.instagram.com/psikologizzetgullu
  • https://youtube.com/@psikologizzetgullu
Algı Tamircisi
www.izzetgullu.net
DİN ÜZERİNDE BİRAZCIK HASBİHAL
19/06/2017
Dünyada yüzlerce ayrı din var. Sadece ayrı din mi? Elbette hayır! Ayrıca her bir dinin içinde binlerce ayrı dini grup, binlerce farklı itikadi çizgi ve ekol var. Üstelik de bunların her birisine göre kendileri doğru yolda! Her biri arasında neredeyse dinler arasındaki kadar büyük farklar olabilen bunca yolun hepsi de birden doğru olabilir mi? Bu binlerce yolun hepsi birden aynı adrese çıkabilir mi? Allah tek bir kitap yollamış ise bunca yol, bunca telakki nasıl olur da ortaya çıkar? Her ekol kendini doğru yolda görüyorsa acaba üzerinde olduğumuz yolu mutlak doğru görmek şeklinde psikolojik bir eğilimimiz mi var? Biz de kendimizi en doğru yolda görürken gerçekten de doğru yolda olduğumuz için değil de böylesi bir psikolojik eğilim nedeniyle böyle düşünüyor olamaz mıyız? Bunca yol ve ekol varken acaba hangisi dinin özüne uygun diye merak etmek, kendimizi korunmuş kitap hakemliğinde bir testten geçirmek gerekmez mi?

Bir psikolog olmanın kazandırdığı araştırmacı kimliğimle ve objektif bakış açım perspektifinde kendime bu soruları sordum, bir süreden beri Kur'an üzerinde düşünmeye, kafa yormaya başladım. Zaten hayatım boyunca her zaman gerçeği arayan birisi oldum. Bu sebeple dini telakkim daha önce de birkaç defa değişti. Gerçeği bulduğuma inandığımda bunu her seferinde kolayca kabullendim. Derdiniz gerçeğe ulaşmak ise bu çok da zor olmuyor. Esasında çoğu insan gerçeği aramıyor, sadece sahip olduğuna inandığı şeyi büyük bir ihtirasla savunmayı yeğliyor. İnsanlar yanılmış olmaktan, bu akıbetle yüzleşmekten çok korkuyor. Çünkü insanların benlik algısı çok kırılgan, bu yapının yara almasından çok çekiniyorlar. Yanıldım diyebilmek her şeyden önce düzgün bir özgüven gerektiriyor. Dedim ya, bu süreçte birkaç kere yanıldım. Kim bilir, belki şimdi de yanılıyorum. Bir gün buna ikna olursam şayet hiç gocunmam, anında değişirim. Gerçek dışında hiçbir şey umurumda bile değil!

Kur'an üzerinde durmaya başladıktan sonra bize öğretilen pek çok şeyle (lafın gelişi olarak pek çok şey demedim, hakikaten pek çok şeyle) Kur'andaki apaçık ayetlerin birbiriyle çeliştiğini fark ettim. Size bu belki çok iddialı bir cümle olarak gelebilir lakin şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki Allah kitabında bize hangi konuda ne demiş ise o konuda tam tersini din yapmışlar. Bunu kulaklarım işiterek, ağzımdan çıkanı kulaklarım duyarak söylüyorum. Ben şu an itibariyle artık bunca gerçeğin bu kadar ters yüz edilmesinin şeytan denen bir varlığın dahli olmadan asla mümkün olamayacağını düşünüyorum. Bu sebeple ben artık şeytanın varlığına en az kendi varlığım kadar inanıyorum. Emin olun şeytanı bizzat görsem yakinim bir dirhem değişmez. Gerçekten de şeytan Kur'anda haber verildiği üzere Allah'ın hak yolu üzerine pusu atmış!

Malum, hepimizin kafasında bir İslam var ve bizler hepimiz bunun bizzat Allah'ın dini olduğunu düşünüyoruz. Oysa bizlerin beyinlerindeki İslam sadece bizim algımız! Algı ile olgu farklıdır. Kafalarımızdaki İslam algısı Allah'ın yolladığı İslam olgusuyla ne kadar örtüşüyor? Yüzde elli mi? Yüzde doksan mı yoksa? Yüzde yüz mü ya da? Yoksa yüzde beş, yüzde on mu? Bence herkes bunun cevabını aramalı! Benim kafamdaki İslam algısı Allah'ın Kur'an ile yolladığı İslam olgusuna emin olun yüzde beşten fazla uymuyormuş, ben onu gördüm!

Herkes böyle iddialı şeyler söyleyebilir. Ben ispatı kolay olan bir iddiada bulunuyorum. Kur'an orada! Geleneksel İslam ise başta kafalarımızda olmak üzere yaşamımız dahil hemen her yerde! Öyleyse dediklerimin teyidi çok kolay! Okuyun, tüm bildiklerinizi tek tek kıyaslayın! Zekat, şefaat, mucize, peygamberlerin günahsızlığı, recm, dinde gruplara ayrılmak, peygamberlerin görevleri ve daha böyle çoğu şeyi...

Sunni, Şia... O tarikat, bu cemaat... Hiç önemi yok! Bunların her birisi Kur'andaki İslamdan belli oranlarda sapmış! Bu telakkilerin her birisi apaçık ayetlerle çelişen onca öğretiye ve kabule sahip! Her birisi belli oranlarda büyük çelişkilerle dolu. Böyle dendiğinde "Bunca alim yanıldı mı yani" deniyor. Evet yanıldı. Acı ama gerçek bu! Sunniler onca Şii alimin, Şiiler onca sunni alimin, her ikisi birden onca Budist, Hristiyan, Hindu vs alimin yanılmış olduğuna kolayca inanabiliyorlar. Öyleyse kendi geleneklerindeki alimlerin bu hususta yanılmış olabileceğini de aynı şekilde akla uzak görmemeliler. Her dinin, her mezhebin alimi var. Hepsi birden doğru yolda olmadıklarına göre demek ki onca alim yanılabiliyor. Bu konuda inat etmek "Herkesin alimi yanılabilir ama bizimkiler yanılmaz" demekten başka bir şey değildir. Bu durumda sözü edilen anlayış tarafsız, hakkaniyetli bir tutum değil; sadece psikolojik bir refleks olur.

İlk başta dikkatimi şu çelişkiler çekti:

Allah peygamberi için sadece elçi diyor. Oysa geleneksel İslam peygamberi sadece elçi olarak kabul etmiyor. Bunu elçiyi değersizleştirmek olarak algılıyor. Oysa alemlerin rabbine elçi olmaktan, alemlerin tek efendisine elçi olarak seçilmekten daha değerli ne olabilir ki! Sonra dikkatimi şunlar çekti: Allah Kur'an için yeterli, tam, eksiksiz, kolay, detaylı kitap diyor. Gelenek bu konularda da istisnasız tam tersi bir itikada sahip! Allah kitabı için en doğru yola iletir diyor, gelenek ise kitabı hidayet için tek başına yeterli görmüyor. Allah celde diyor, gelenek recm diyor. Allah ihtiyaçtan fazlasını verin diyor, gelenek kırkta bir diyor.  Allah kitabı biz açıkladık ki başkasına kul olmayasınız diyor, kitabı başkası açıkladığında bunu başkasına kulluk olarak görüyor, gelenek ise kitabı peygamberimiz açıkladı diyor, alimler açıklamazsa olmaz diyor. Liste çok uzun! Dediğim gibi, Allah hangi konuda ne diyorsa ne ilginçtir ki gelenek o konuda tam tersini iddia ediyor.

Burada kendisini bir iki ayet ile izah etmeye çalışıyor. Bunlardan en çok kullandıkları elçiye itaat edilmesi yönündeki ayetler. Oysa elçiye itaati onların anladığı gibi anlamak onlarca ayetle çelişmeyi göze almayı gerektiriyor. Geleneğin son derece hatalı bir elçiye itaat algısı var. Allah kitabında peygambere hitaben ve onun ağzından "Ben sadece vahye uyarım" (Enam 50) diyor. Elçisinden böyle demesini istiyor. Şimdi azıcık düşünelim: Elçi "Ben sadece vahye uyarım" derken "Sadece vahiy olmaz" demek elçiye itaat olabilir mi? Bu düpedüz elçiye itaatsizliktir. Sorun geleneğin bu hatalı elçiye itaat/itaatsizlik algısından kaynaklanıyor. Çünkü en çok takılıp kaldıkları ayet bu! Görüldüğü üzere gelenek elçiye itaatsizliği elçiye itaat zannediyor. Yani geleneğin elçiye itaat algısı da sorunlu! Bu konuda da tam tersini doğru diye sahiplenmişler.

Kur'ana göre dinin tek sahibi Allah'tır. Dinde tek otorite O'dur. Oysa geleneksel İslamda dinin tek sahibi de tek otoritesi de Allah değildir. Geleneksel İslamda Allah dinindeki üç ayrı otoriteden sadece birisidir. Allah dininin bir hissedarıdır. Halbuki Kur'anda "Allah hüküm yetkisine kimseyi ortak etmez" denir. Gerçek bu ise peygamber ve ulema nasıl olur da dinde Allah gibi hüküm koyabilir? 61 gün kefaret, recm, kırkta bir türü binlerce beşer kaynaklı hüküm nasıl olur da dine ilave edilebilir? Bu peygamberi ve ulemayı dine, hükme, sadece Allah'a ait denilen hüküm yetkisine ortaklar haline getirmektir. Bir dinde sadece Allah buyurmuyorsa o dinde tek ilah, tek otorite Allah'tır denebilir mi?

Allah "Onlar Meryem oğlu İsa'yı ve rahiplerini, din adamlarını rab edindiler" derken bunu boşu boşuna kitabında ele almıyor! Onlar peygamberlerini ve din ulularını nasıl ilah edinmişlerdi? Kuşkusuz ki bizi onlar yarattı demiyorlardı. Onlar şizofren değillerdi. Onlar sadece peygamberlerini ve din adamlarını Allah'ın dinine ortaklar haline getirmişlerdi. Onları da kutsuyorlardı, onların sözlerini, görüşlerini, emirlerini de Allah'ın emirleri gibi kendilerine din kabul ediyorlardı. Bizdeki durum bundan çok mu farklıdır? Çoğu bırakalım, arasında gram fark var mıdır?

_İlgili ayetler

_Hadis yazılmaması yönündeki gizlenen sahih rivayetler

_Tarihi süreç

_İşletilen akıl

Bu dört delilin dördü de Kur'ana göre dinin tek kaynağının sadece Kur'an olduğunu haykırıyor bizlere!

Kur'ana göre Kur'an eksiksizdir. Hidayetin tek kaynağıdır. Vahiyle birlikte kamil manada tamamlanmıştır. Din vahiy ile hem de kamil anlamda tamam olduysa bunca beşeri ilave sonradan dine neden ve nasıl girdi? Bunu sormayacak mıyız? Korunduğu için Kur'ana sokulamayanlar bu yolla dinin içine sokulmuştur.

Kur'ana göre Allah'ın sözleri adalet ve doğruluk bakımından tastamamdır. Eksikliklerden münezzeh olan eksik bir iş yapar da eksik bir kitap, noksan bir din yollar mı? Eksik iş yapan eksikliklerden münezzeh olabilir mi? Gelenek bilerek veya bilmeden alemlerin rabbine bunu isnat etmiş oluyor. Bu arşı alayı titretecek korkunçlukta bir iftiradır.

Gelenek son dönemde bayı ayetlerin apaçık anlamları her tarafta karşılarına çıktıkça sahih hadisler de vahiydir demeye başladı. Öyleyse sormak lazımdır: Madem öyle, o halde neden "Peygamberimiz buyurdu ki" dediniz? Bu durumda buyuran Allah değil midir? Madem sahih hadisler de vahiydir, o halde neden hepsine değil de çok az bir kısmına kutsi hadis dediniz? Bu durumda sahih denilen hadislerin hepsi birden kutsi olmuş olmuyor mu? Bu, kul hakkındaki rivayetleri Allah'a isnat etmektir, bu büyük bir vebaldir. Bu kesin bilgi sahibi olmadan bir şeyin peşine düşmek, zanna uymak, zanna ve tahmine tabi olmaktır.

Yazılacak, söylenecek çok şey var. Lakin bir makale için bu kadarı yeterli! Kur'an orada! Duyarlı, sorumluluk duygusu yüksek bir kişi olarak tekrar ediyorum:

En koyu dindarımızdan en az dindarımıza, normal tesettürlümüzden çarşaflı olanımıza kadar hepimiz belli oranlarda Kur'andan uzağa savrulmuş bir itikada sahibiz! Daha da vahimi Kur'ana göre pek çoğumuz şirkin içinde, hatta tam ortasındayız! Şirk tüm imanı ve amel sistemini çökerten, asla affı olmayan bir itikat bozukluğudur. Sadece günah değildir. İmanı ve tüm ameli geçersiz kılan büyük bir hüsrandır. Dedim ya, Kur'an orada! İtikadınız daha da geç kalmadan mutlaka çek edin!

Daha detaylı bilgilenmek çin: www.dinsadecevahiydir.com



883 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Birkaç Fikri Kırıntı - 26/12/2023
Sabahın beşinde
LAİKLİK DİNSİZLİK MİDİR - 24/12/2023
.
Yerli Selefiler Milli Robot Yapmış - 03/02/2023
Hatalı Kandil Algısı - 26/01/2023
Kandil Var mı Yok mu?
Son Risale Dersi - 23/01/2023
Buldum Deme, Hep Ara
Şu Zamanda Akla Kurt Düşürmenin Önemi - 22/01/2023
.
Niyet Ettim Kırbaç İçin Namaz Kılmaya - 22/01/2023
Allah Dışı Kaygılara Kulluk Ettirmek
Mutsuz İnsan Projesi - 21/01/2023
.
Ruhlarımızdaki Şeriat Çatışması - 19/01/2023
Şeriat Yok Diye Yanacak Yıyız?
 Devamı