• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/1551421931768073/
  • https://twitter.com/pskizzetgullu

ANASAYFA



10.06.291 tarihi itibariyle amazon Türkiye'de çok
satanlarda 1. sırada yer alan 
"Sen Hasta Değilsin-Telkin Terapisi"kitabını amazon.com.tr sitesinden temin edebilirsiniz. Ayrıca 0505 13 444 25 nolu Yayınevi telefonundan da sipariş verebilirsiniz. Binlerce insana şifa olan "Sen Hasta Değilsin-Telkin Terapisi" kitabı şimdi e-kitap olarak 40 ülke insanının daha hizmetine girdi. 
Bilgi ve Sipariş: amazon.com/author/psychologist_izzet_37

Bir Yalanın İfşası
Bir Yaranın Şifası



Artık bu camiada, “Panik atağa bir günde son… Evde kendi kendine yirmi bir günlük eğitimle…” falan deniliyor. Son dönemde sadece tıbbi tedaviden değil; terapiden de kazanılabileceği görüldü. Böylece gözleri kuşatan menfaat kaygısı perdesi kalktı ve yıllar sonra bir gerçek çok geç de olsa hapsedildiği odadan çıktı, gün yüzüne, ışığa, aydınlığa kavuştu. Ben de, “Darısı diğer psikiyatrik denilen sorunların başına. Tabi ki panik ataktaki kadar geç kalmadan” temennisiyle ve bu sürece destek olması niyetiyle aşağıdaki yazıyı kaleme alıyorum.
24.07.2012
Akıl hastalıklarını büyük ölçüde kenara koyan, duygu durum odaklı daha popüler şikayetleri rantabl bulan mevcut psikiyatri üç – beş kişiyi tedavi ediyor görünürken geri kalan sağlam çoğunluğu sahiden hasta ediyor. Çünkü ekran başında çok oturdukları için başı ağrıyan kişilere "tümörü var" muamelesi çekiyor, ağrıkesici veriyor. Böylece, baş ağrısı kısmen de olsa hafifleyen kişiler ekran başında daha fazla oturma yanlışına devam ediyorlar. Sonra da kiminin gözü bozuluyor, kiminin de belinde tabiri caizse fıtıklar oluşuyor.
24.07.2012
Cemaat ve tarikatlar açıkça haramdır! Bir: Dinde gruplara/fırkalara ayrılmak yasaklanmıştır! Bu sebeple! İki: Bu yapılar üst bir otoriteye itaati esas aldığı, böylece Allah'ın en çok istediği şeyler olan sorgulama ve akletmeyi yok ettiği, kulu kula kul haline getirdiği için! Lakin bu gerçeğe rağmen din adına, Allah adına konuştuğunu söyleyen hiçbir kimse çıkıp da bunu halka söylemez! Kaçak dövüşürler, istemem ama yan cebime koy tarzında hareket ederler, başlarını hep kuma gömerler! Bu yapılar gavs, kutup, şeyh, veli, mübarek, zat, hazret gibi Kur'anda asla olmayan, sonradan icat edilmiş, birilerini kul ile Allah arasında özel bir mertebeye konumlandırma (kişileri kutsama, yüceltme) sonucunu kaçınılmaz kılan bazı imtiyazlı unvanlarla dini liderlere gözü kapalı teslim olan, tek bir komutla sorgusuzca harekete geçen robotlaşmış kitleler yaratır!
05.08.2016
Geleneksel kaynakları esas alan paralel din zemininde dindarlaşan insanların çoğu bir süre sonra demokrasiyle, bu idareyle yönetilen sistemle/devletle, günahların önünü açıyor şeklindeki hatalı bir dini algılama biçimi nedeniyle de özgürlüklerle sorunlu hale geliyor! Neticede insanlar demokrasiyle ve onun olmazsa olmazı olan özgürlük vb değerler ile kendilerine yıllar boyu din diye öğretilen bazı inanç ve kabulleri arasında sıkışıp kalıyorlar! Ne çocukluktan beri yaşayarak içselleştirdikleri ve bilerek veya bilmeyerek bir yaşam felsefeleri haline getirdikleri demokrasiden ve nimetlerinden vazgeçebiliyorlar ne de bu değerleri dinen yanlış gibi sunan fikir ve akımlara karşı açıkça bir tavır alabiliyorlar! İki arada bir derede yaşayıp gidiyorlar!
04.08.2016
"BASINDAN" Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a göre hiperaktif tanısı konulan çocukların yarısı gerçekte hiperaktif değil. Tarhan, "Gereksizce kullanılan ilaçlar kişide ciddi hasarlara yol açıyor. Depresyona ve şizofreniye sürüklüyor" dedi. Çoğunlukla çocuklarda görülen ve ebeveynlerinde büyük sorunlara neden olan hiperaktivite teşhisi doğru konuluyor mu? Nöropsikiyatri Hastanesi psikiyat-ristlerinden Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu konuda tartışma yaratacak bir iddia ortaya attı. Tarhan, Türkiye'de hiperak-tif tanısı konulan kişi sayısının her geçen yıl arttığını söy ledi. Ancak bu artışın başlıca sebebi ilaç endüstrisi...
13.08.2013
 4  ...
Enteresan İşler
 

Sorunlar uzman sayısı ile paralel artıyor! Hastane sayısı çoğalıyor ancak hasta sayısı azalmıyor!

Arama Motoru

Web'te Türkçe

Makale Kütüphanesi

TavsiyeEdiyorum.com

ÇEVİRMEN
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam69
Toplam Ziyaret434986
Üyelik Girişi


"İnsanlara Faydası Olmayanı Ölülerden Sayın Gitsin" (Hz. Ali)


 

 
BU SİTE NE YAPAR   

Psikolog/Yazar İzzet GÜLLÜ tarafından kurulan ve işletilen bu site mevcut psikiyatri, psikoloji, psikiyatrik tanı, psikiyatrik ve psikolojik tedavi, terapi, ruhsal hastalık, ruhsal hasta vb. olgulara farklı açılardan yaklaşır; son derece keskin eleştiriler getirir! 

Bu site hasta eden ruhsal hastalık algısıyla ve ruhsal yardım statükosunun muhtelif açmazlarıyla (yalanlarıyla, yapısal yanlışlarıyla, suistimalleriyle ve sömürüleriyle vs.) korkusuzca mücadele eder!

Yine bu site, "Kişi için gerçek; algıladığıdır" gerçeğinden ve, "Sadece balık değil; akvaryumun suyu da önemlidir" ilkesinden hareketle bireysel, toplumsal ve yapısal nitelikli tüm algı bozukluklarıyla mücadele yürütür; insanı ilgilendiren hemen her alanda sağlıklı algılar inşa etmeye çalışır! Çünkü algı düzelirse herşey düzelir! İçeriğinde bunu sağlamak için gerekli olan yöntem, bilgi, örnek, argüman, kaynak, delil gibi tüm ilmi ve fikri materyaller mevcuttur!

Bu site, "Sorun; sorunlarda değil! Sorun; sorun algımızda" sloganıyla "psikolojik" diye tabir edilen sorunlara yeni bakış açıları getirir; alternatif çözüm yolları sunar! 

Bu site statüko gibi, "Sizi yağmur ıslatıyor" demez! Sizi şemsiye kullanmamanın ıslattığını iddia eder! Akıl hastalıkları hariç tüm ruhsal sorunların hastalık değil; bir algı ve inanç sorunu olduğunu, bu algıyı ve inancı mevcut statükonun kurduğunu, çözüm için bu hastalık algısının ve inancının değişmesi gerektiğini savunur! Bu sebeple, "Çözüm; algı eğitiminde... Çare; ikna terapisinde" der! İçeriğindeki muhtelif ileti, video, bilgi ve dökümanlarla gerekli olan bu yaklaşımı kazandırmanın gayretini verir!

Ayrıca bu site sorumluluk sahasındaki önemli sıkıntıları, çarpıklıkları ve suistimalleri belli aralıklarla gündeme taşıyarak unutturmamaya, toplumsal bir bilinç inşa etmeye çalışır! Mesleki sınırlar içindeki kirli bilgileri ayıklamaya, yanlış mesajlar içermesi dolayısıyla yanlış sonuçlar doğurmaya namzet olan söz, cümle, yazı, demeç, bilgi ve önerileri havada yakalamaya, bunlara anında bilimsel temelli rasyonel cevaplar vererek belleklerde etkisiz kılmaya çalışır!

Bu site sağlık vb sektörlerin orantısız gücü/etkisi karşısında halkın safında yer tutar; yaptığı eleştiri ve açıklamalarla kitleleri uyarmaya, büyük ölçüde tek taraflı olarak sunulan bilgi ve mesajların öteki yüzünü ortaya koymaya, böylece toplumun bilgisini ve farkındalığını artırmaya çalışır. Bu anlamda, aynı zamanda koruyucu ve eğitici/geliştirici nitelikli bir toplum ruh sağlığı hizmeti yürütür.

Velhasıl bu site (KİFSAMER) bilgi, algı ve kavramlar üzerinden işleyen psiko/sosyal nitelikli tüm kötülüklerle ilmi ve fikri olarak mücadele eder!

Bu site cesur dili, özgün içeriği ve alternatif bakış açısıyla alanında (ülkemizde) öncü bir misyon üstlenmiştir!

Son olarak bu site son dönemde "Geleneksel Din - Kur'andaki Din" ayrımı konusunu da kapsamına almış, bu önemli mevzuda size yeni kapılar açabilecek geniş bir muhtevaya sahiptir. Bilindiği üzere din olgusu insan ve toplum psikolojisiyle direkt ilgili bir mevzudur.
Bir hazine kadar değerli olan içeriğiyle pek çok konuda bakış açınızı değiştirecek, size yepyeni ufuklar / pencereler açabilecek olan bu siteyi takip etmeye devam edin!

TANINMIŞ TIP OTORİTESİ KARDİYOLOG DOÇ. DR. KEMAL YEŞİLÇİMEN DİYOR Kİ

"...Araştırmalar için harcanan milyarlarca doların geri dönüşü nasıl olacak? Etik ve hukuk kurallarının ihlali nedeniyle açılan mahkemeleri ve kesinleşmiş milyarlarca dolarlık cezaları unutmayalım. Demek ki gözünü açmayanın cebini boşalttıkları gibi, sağlığı ve canıyla da oynuyorlarmış. Peki gözümüzü kim açacak? Devletlerin ve bilim dünyasının bile uyutulduğu bir dünyada, kimseden korkmadan gerçekleri söyleyen, gözümüzü açan, cesur, sıra dışı insanlara ihtiyacımız var. Onlar olmasa halimiz harap!
...Bilim özgür düşünceden doğar. Bu yüzden taassup, daima özgür düşünceyi engeller. Mevcut doğruları inkar etmeseydik, bugün yeni bilgilere sahip olamaz, hala taş devrinde hem de cilalı değil, yontma taş devrinde yaşardık.
Çünkü cilayı da farklı düşünen, statükoya yani mevcut bilgi ve yapıya karşı çıkan insanlar buldu. Özgürlüğe karşı çıkanlar, toplumu korkuyla ve ahkamla susturanlar, imtiyaz ve kariyer sahipleridir. Bilimsel bilgiler kutsal metinler değildir, onlar da mevcut bilgiye karşı çıkanlar sayesinde değişecektir. Özgür düşünceyi yok etmenin en kibar yolu ‘herkes kendi sahasında konuşsun’ demekle başlar. Böylece farklı fikirlerin doğuşunu en aza indirgersiniz."                  
                 
BİR OKUYUCU GÖZÜYLE

"Saygıdeğer İzzet hocam, birkaç hafta önce Ahmet Rasim Küçükusta hoca’nın sitesinde yazınızı okuduktan sonra sizden ve sitenizden haberim oldu. Mevcut yazılarınızı ve kitabınızı beğeniyle okudum. Özellikle psikoloji, psikiyatri ve tıp sektörüyle ilgili düşüncelerinizi içeriden biri olarak çok değerli buluyorum. Ezber bozucu tahlillerinizin zihin yapımızı, düşüncelerimizi tamir açısından anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bu yolda Allah size ufuk açıklığı, kolaylıklar ve ‘hayırlı uzun ömürler’ versin! (Uz. Dr. Hüdaverdi KARADEMİR)

AFFETMİYORUM

Yıllarca tereyağı değil margarin yiyin diyerek yeminine ihanet eden doktorları ve bu yalana seyirci kalanları,

Yumurta zararlı diyenleri, kolesterol yalanıyla bizleri senelerce maddi ve manevi açıdan sömürenleri,

Bugün gripte işe yaramıyor dedikleri antibiyotikleri yıllarca grip için adeta olmazsa olmaz görenleri, bu ilacı griple neredeyse özdeş algılanır hale getirenleri, gereksiz kullanılan ilaçla karaciğerimizi yoranları, savunma sistemimizi zaafa uğratanları, çoluk çocuğun, öksüz ve yetimin hakkının bütçeden buralara akmasına yol açanları,

Her birisi ayrı bir gıda ürünü yahut diş macunu vs reklamında oynayanları, ücret aldıkları ürünü en sağlıklısı bu diye sunanları,

Sahte bal reklamlarına yıllardır izin verenleri, bunları İslami denilen kanallarda yayınlayarak toplumun dini duygularını suistimal edenleri, böylece bünyelere ektikleri gıda zehriyle geleceğin hasta potansiyelini yaratanları,

Komşunun küçük oğlu kızının azıcık saçını çekse ailesinin hemen kapısına dikilen ancak çocuklarının bu şekilde sağlığı, geleceği çalınırken sesini dahi çıkarmayan şu garip zamanın bir garip modern ebeveynlerini,

Tüm bunlara bir kez olsun ağzını açmayan, "Biz seni fakir bulup da zengin etmedik mi" açık ayetine rağmen eşi zengin bir tüccar olan peygamber için çok fakirdi, çoğu gün hasırın üzerinde uyurdu rivayetlerini vs. tercih eden din adamlarını,

Sarı kantaron da serotonin yükseltirken bir kez olsun onu önermeyenleri, terapi vb alternatif metotları yok sayarak küçük - büyük her şikayete, hastalık olan olmayan her soruna sadece ilaç yazanları, buna sesini çıkarmayanları, bunları görmezden gelenleri,

Gereksiz tahlillerle vs kendi devletini sanki Yunan devleti gibi görerek acımasızca soyanları,

Daha böyle nice zulme gerek imza atanları gerekse seyirci kalanları asla;

AFFETMİYORUM!

Onları bu dünyada elimden geldiğince deşifre etmeye / unutturmamaya devam edecek, ahirette de hakkımı asla helal etmeyeceğim!

İzzet GÜLLÜ
Psikolog