• https://api.whatsapp.com/send?phone=05521012184
  • https://www.twitter.com/@kifsamer
  • https://www.instagram.com/psikologizzetgullu
  • https://youtube.com/@psikologizzetgullu
Algı Tamircisi
www.izzetgullu.net
NİYET BOZUKLUĞU (PATOLOJİK NİYET)
08/02/2018
Bir din, bir ideoloji, bir eğitim evvela niyetleri ıslah edebilmelidir. Niyet düzelmeden ameller asla düzelmez. Çünkü amelleri gerek ortaya çıkaran gerekse de değerli kılan niyetlerdir. Dinde bile ameller niyetlere göre değer kazanır. Bu sebeple de ameller niyetlere göredir denilmiştir. Allah bir ameli yap da hangi niyetle yaparsan yap, ben sonuca bakarım demez. Sadece kendi rızası için yapılan amelleri kabul edeceğini söyler. Aksi halde münafıklığı bu kadar yermez, sonuçta amelleri var derdi ve onlar için de kurtuluş vaat ederdi. Bu sebeple bazılarını az ve yetersiz olan amellerine rağmen sağlam olan imanları yani niyetleri kurtaracak, bazılarını ise çok olan amellerine rağmen batıl ve geçersiz olan imanları ve niyetleri helak edecek denilmiştir.

Ben bir psikolog olarak çoğu insanın niyetinin bozuk olduğunu düşünüyorum. Gözlemlerim, tespitlerim hep bu yönde olmuştur.

Kendisi bir ithama maruz kalınca iftira der, aynı olay başkasının başına gelince ateş olmayan yerden duman tütmez diyerek kişiyi peşinen mahkum eder. Oysa inandığımız din bir haber gelince hemen peşine düşmeyin, çabucak inanmayın; evvela iyice araştırın dediği halde böyle davranılır. Kimse buna gerek görmez. Hüküm anında verilir, kişiler kolayca oracıkta infaz edilir. Dine de aykırı olan bu tutumda kimse sorun görmez, ama cuma günü farz olan namazı kılıp da camiden erken çıkan kişiler din iman adına eleştirilebilir. Görüldüğü üzere burada da bir niyet sorunu vardır.

Sevdiği kişilerin başına bir dert geldiğinde Allah sevdiği kulu imtihan eder der, aynı şey sevmediği kişilerin başına gelince ise Allah kimini böyle cezalandırır işte, yaptıklarının karşılığını çekiyor diye yorumlar.

Arkadaşı gelir; kalp kalbe karşıymış der. Düşmanı gelir; iti an çomağı hazırla der.

Yine "Hem hidayet Allah'tandır" diye iman edilir hem de niye hidayette değil diye insanlara kızılır. Yahu hidayet Allah'tan ise niye insanlara kızıyorsunuz bizimle aynı yolda değiller diye? Sırf bu sebeple kaç insan tarihte mürtet vb denilmek suretiyle katledilmiştir.

"Demokrasi batıldır, kullar hüküm koyar" derler. Oysa dinlerinin bile yüzde doksanı kul ürünüdür, bunu bir kere olsun görmezler. Çünkü görmek istemezler. Görememek bir hatadır, bu sebeple de insanidir ancak görmek istememe bir niyet bozukluğu sorunudur.

İşimize gelince ülkenin % 99'u müslümandır işimize gelmezse sadece bizim kesim müslümandır, öteki kesim şüphelidir.

Mağdurken inancıma özgürlük der; güçlü olunca başka inançlara fitne, ihanet, tefrika, oryantalizm yani kısaca ölüm der.

Genç kızı dar kot giyiyor diye, daha mahkeme kurulmadan, Allah yargılamadan peşinen cehenneme yollar; kendi günahlarına sıra gelince Allah rahmandır rahimdir, hem peygamberin şefaati de ümmetin büyük günah işleyenlerinedir.

Tarih örneğin! Atatürk'e içkisi vardı diye kızar, bunu onun müslümanlığıyla bağdaştırmazlar. Lakin padişahların bazıları şarap içerdi ama onların şarabını bırakın müslümanlıklarına, halifeliklerine bile mani görmezler.

İçki içene kin besler, dedikodu yapana aynı hassasiyeti göstermezler. Namaz kılmayana kızar ama bir makama torpille adam getirene veya o makama torpille gelene saygıda kusur etmezler.

Atatürk hoca astı derler. Buradaki dert de esasında asılan insanları düşünmek ve onlara üzülmek, onların davasını gütmek değildir. Amaç bulunan her fırsatı ganimet bilip oradan hasmımızı bel altından vurmaktır. Padişahların hatasını, mesela bebek katli olaylarını "Onlar da bir insandı" diyerek makul bulur, bunları padişahların sevilmesine mani saymazlar. Yaptıkları işlere bakın derler. Atatürk'ün yaptıklarını görmez, yanlışlarını ise Atatürk'ü sevmeye tek başına engel görürler.

Bir kısım yobaz laiklerin hatasından dolayı laikliği suçlarlar fakat bazı insanlar yüzünden din suçlanınca bu insanların hatasıdır, dini bağlamaz derler. 

Karşı fırkanın, hizbin, gurubun, cemaatin yahut partinin hatalarına gelince aslan kesilirler. Kendi guruplarının, cemaatlerinin ya da partilerinin yanlışlarına gelince ise başlarını anında kuma gömerler.

İnsanlara yardım etmek farzdır, buna rağmen çoğu zaman on lira borç vermezler. Ama sünnet olan umreye gelince 3-5 bin lirayı daha gitmeden peşin öderler.

Psikiyatri mesela! Çocuklardaki kardeş kıskançlığını sorun, patoloji, bozukluk görür; tedaviye çalışır. Ancak koskoca yetişkinlerdeki kıskançlığı psikolojik bir sorun olarak kabul etmez, en fazla bunu insani bir zaaf veya ahlaki bir mesele olarak değerlendirir.

İşleri alt tarafı insanlarla sohbet etmek olan psikologlara gelince uzman mı değil mi diye kılı kırk yararlar lakin uzman olmayan pratisyen hekimleri ilk basamak olarak görür, mümkünse insanların ilk olarak bu ellerden sağlık hizmeti almasını teşvik ederler.

Bunu böyle saatlerce uzatabiliriz. Sonuç hiç değişmez. İnsanların çoğunun niyeti bozuktur. Niyet bozuk olunca amel salih olmaz. Çünkü amelleri değerli kılan niyetlerdir. Daha fazla vakit kaybetmeden niyetlerimizi ıslah etmeye başlamalıyız. Niyetler düzelmeden hiç bir şey düzelmez. Bu arada niyet bozukluğunun dini literatürdeki adı münafıklıktır, bunu da asla unutmamalıyız.



678 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Birkaç Fikri Kırıntı - 26/12/2023
Sabahın beşinde
LAİKLİK DİNSİZLİK MİDİR - 24/12/2023
.
Yerli Selefiler Milli Robot Yapmış - 03/02/2023
Hatalı Kandil Algısı - 26/01/2023
Kandil Var mı Yok mu?
Son Risale Dersi - 23/01/2023
Buldum Deme, Hep Ara
Şu Zamanda Akla Kurt Düşürmenin Önemi - 22/01/2023
.
Niyet Ettim Kırbaç İçin Namaz Kılmaya - 22/01/2023
Allah Dışı Kaygılara Kulluk Ettirmek
Mutsuz İnsan Projesi - 21/01/2023
.
Ruhlarımızdaki Şeriat Çatışması - 19/01/2023
Şeriat Yok Diye Yanacak Yıyız?
 Devamı