• https://api.whatsapp.com/send?phone=05521012184
  • https://www.twitter.com/@kifsamer
  • https://www.instagram.com/psikologizzetgullu
  • https://youtube.com/@psikologizzetgullu
Algı Tamircisi
www.izzetgullu.net
KADININ BİRİSİ ÖLMÜŞ... O GECE RÜYADA GÖRÜLMÜŞ...
29/08/2014
"Bir kadın vardı. Her yıl doğurur, çocukları ise, altı aydan fazla yaşamazdı. Kadın yirmi çocuk doğurmuş yirmisi de ölmüştü. Her çocuğun ardında feryat ederdi. Sonunda, ''Ey Allahım! Bu çocuklar bana dokuz ay yük olur, bense onlar altı aydan fazla sevemem. Altı ay geçmeden elimden alırsın'' diyerek canını yakan ıstıraptan şikâyet etti. 
 
O gece rüyasında cenneti gördü. Cennetteki sayısız nimetlerin arasında kendi adının yazılı olduğu bir köşk vardı. Kadına, 
''Bu köşk acılara katlanan, ıstıraplara tahammül eden, Allah sevgisiyle her şeyini feda edenindir. İbadetlerinde gevşeklik gösteren kullarını, Allah musibetleriyle sınar'' dediler. 
 
Cennet nimetlerini görmenin sarhoşluğuyla kadın, ''Allah'tan gelen başım gözüm üstüne'' dedi. Yavaş yavaş cennet bahçesinde ilerleyip köşküne girdiğinde, bütün çocuklarının orada olduğunu gördü. 

Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: 
 
Bir annenin çocuğu ölünce Allah (c.c) meleklerine, ''Kulumun çocuğunun ruhunu aldınız mı?'' der. Melekler, ''Evet'' derler. Cenâb-ı Hak, ''Onun kalbinin yemişini, hayatının meyvesini kopardınız mı?'' der. Melekler, ''Evet'' derler. Allah Teâlâ, ''Kulum ne dedi?'' diye sorar. Melekler, ''Sana hamdetti. ‘Biz Allah'a teslim olmuşuz, ancak ona döneriz' dedi'' derler. O zaman Allah Teâlâ, ''Kulum için cennette bir ev yapın, o evin adını da, hamd evi diye koyun'' buyurur. "
 
***
 
Geleneksel din algısının beslendiği havuz böyle binlerce hurafeyle ve hikayeyle doludur. Bu geleneksel hurafe ve hikaye kültüründe bir kişi bir iyilik yahut dinen doğru bir iş yaptığında o gece genellikle bir rüya görür. Böylece zihinlerde; rüyaların kişilere gaybi alemden mesaj getiren, yaptıklarının doğru yahut yanlış oluşuyla ilgili işaret taşıyan birer gerçeklik olduğu yönünde bir algı inşa edilir.
 
Genelde bu hikayelerin hemen sonuna bir hadis eklenir. Yukarıdaki hadise dikkat edelim. Kişi çocuklarıyla sınandı, sabretti, hamd etti ve hemen cennette bir ev yapıldı kendisine ve oraya girdi. Bu kadar kolay yani! Oysa Allah kitabında bu işin zor ve çetin olduğunu, her yapılan şeyin tek tek tartıya vurulacağını beyan ediyor.
 
Hikayedeki kadının uzun yaşamı boyunca ettiği haksızlıkların, işlediği diğer günahların, bulaştığı şirk ve zulümlerin, velhasıl bir dizi hata, günah ve vebalin vs. bir önemi yok!
 
Bir yandan din alabildiğince zorlaştırılıyor diğer taraftan ne yaparsan yap, bir iyilikle bile cennete girebilirsin mesajı verilerek bu iş son derece basite indirgeniyor.
 
Buradaki hikayenin ve verdiği mesajın Kur'an gerçeğiyle, Allah'ın cennete ve cehenneme sokma kriterleriyle alenen çeliştiği ortada. "Kim zerre kadar iyi bir iş yaparsa onun karşılığını görecektir. Kim de zerre kadar yanlış yaparsa ona da onun karşılığı hakkıyla verilecektir" diyor Kur'an! Ne acıdır ki geleneksel din telakkisinde cennete de cehenneme de girmek çok kolaydır.
 
Örneğin bu dini denilen ve sadece zandan başka bir şey olmayan (Oysa, "Onların çoğu zanna uyar" der Kur'an) hikayelerde ömrü boyu her türlü yalan, yanlış ve kötü işi yapan bir kadın susuz bir köpeğe kuyudan ayakkabısıyla su verdi diye anında cennete girer. Yine aynı şekilde birisi bir hata yapınca yeri anında cehennem oluverir.
 
Bir gün birisi ölmüş, ... cennete girmiş... Bir gün bir Allah dostu ahrette... şeklinde başlayan  yığınla hikaye mevcuttur. Oysa kıyamet günü henüz gelmemiştir, dolayısı ile bu alem bizlere meçhuldür. Buna gayb denilir. Gaybı da sadece Allah'ın bileceği ifade edilir. 
 
Velhasıl Filistin'i ve müslümanları İsrail, İslam dinini de asırlardır İsrailiyat mahvediyor. Dindarlık artsa bile vefa, doğruluk, ihlas, iman, dürüstlük vs. yani kısaca ahlak ve erdem artmıyor. Çünkü bu tür hurafelerden ve hikayelerden dolayı çoğu kişinin bilinçaltı din gerçeği hususunda tam olarak ikna olamıyor.
 
Bu sebeple akılla en ufak bir sıkıntısı olmayan saf ve duru dini; kendisine musallat edilen ve içten içe imanın altını oyan, ne açıkça inkar edebilen ne de gerçekten kabul edebilen kişiler yani iki arada bir derede kalmış münafık karakterler üreten  bid'at, hurafe ve zan adlı akıl ve mantık dışı yüklerden arındırmak gerekiyor. 


1531 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Birkaç Fikri Kırıntı - 26/12/2023
Sabahın beşinde
LAİKLİK DİNSİZLİK MİDİR - 24/12/2023
.
Yerli Selefiler Milli Robot Yapmış - 03/02/2023
Hatalı Kandil Algısı - 26/01/2023
Kandil Var mı Yok mu?
Son Risale Dersi - 23/01/2023
Buldum Deme, Hep Ara
Niyet Ettim Kırbaç İçin Namaz Kılmaya - 22/01/2023
Allah Dışı Kaygılara Kulluk Ettirmek
Şu Zamanda Akla Kurt Düşürmenin Önemi - 22/01/2023
.
Mutsuz İnsan Projesi - 21/01/2023
.
Ruhlarımızdaki Şeriat Çatışması - 19/01/2023
Şeriat Yok Diye Yanacak Yıyız?
 Devamı