• https://api.whatsapp.com/send?phone=05521012184
  • https://www.twitter.com/@kifsamer
  • https://www.instagram.com/psikologizzetgullu
  • https://youtube.com/@psikologizzetgullu
Algı Tamircisi
www.izzetgullu.net
PSİKİYATRİ NEDEN HER SORUNA HASTALIK DER
04/10/2013
Psikiyatri neden güncel sorunlara hastalık tanısı koyar?

Bunların hastalık olmadığını kendileri bilmez mi?

Çoğu bilmez hakikaten de! Çünkü 4 yıl boyunca ve sabahtan akşama dek en ağır hastaların bulunduğu eğitim ve araştırma hastanelerinde yetiştikleri için dünyanın en az yarısının böyle ağır ruhsal hasta olduğuna, kalanların da en azından normal hasta olduğuna ikna edilerek eğitilirler. Bu, mesleğin verdiği bir algı hatasıdır. Bu mesleki algı hatası gereği gardiyanlar herkesi suçlu gibi, gazeteciler her şeyi haber, köylüler ise yeri ve göğü domates tarlası olarak algılarlar.

Bu sorunların böyle olmadığını aslında bilenler elbette ki vardır lakin bu sefer de hastalık demeyince SGK'nın ilaç parası ödememesinden tutun hastayla ve hastalıkla özdeş yerleşik hekimlik algısına, oradan tutun ilaç firmalarının rolüne, yine oradan alanın popülaritesini artırma eğilimine kadar bir yığın zorlayıcı etken dikilir karşılarına. Bunların her birisini tek tek aşabilmek öyle her babayiğidin harcı değildir. Bunu diğer yazılarımda etraflıca ele aldım.

Ama (kanaatimce) günlük sorunlara ve son derece insani durumlara bile hastalık denilmesinin en önemli nedeni şudur:

Malum, bu sorunlar doğası nedeniyle zaten kendiliğinden düzelir. Böylece tanı konulduğu, ilaç da yazıldığı için bizzat psikiyatri tedavi etmiş havası doğar! Millet hastaymışım ama psikiyatri beni iyileştirdi der. Böylece insanlar hasta olduklarına ve bu branşın tedavi edici etkisine daha fazla inanmaya başlarlar. Bu iki inançtan birincisi suni hastalıklar oluşturur diğeri ise kliniklere daha fazla gelinmesi sonucunu doğurur!

Mevcut psikiyatri tüm sorunlara; aynı grup ilaçların sadece ticari adını değiştirerek vermekle suistimal etmiş olmakla kalmaz; görüldüğü üzere burada da insanların hekimliğe olan köklü itimat duygusunu sömürür.

Psikiyatri gerçek hastalıkları kesinlikle tedavi edemez. Bu konuda bilimsel bir araştırma yapılsa (bunun için bilimsel üniversitelere ihtiyaç vardır) tedavi alan kişilerin hep aynı kişiler olduğu görülecektir.

Hiç tedavi edilen yokmudur sahi?

Birkaç başarı elbette ki vardır lakin bu, bozuk bir saatin bile günde iki kere doğruyu göstermesi türünden bir sonuçtur. Çoğunda tıbbi tedavinin değil; zamanın, çevresel ve kişisel koşulların iyileştirici rolü vardır. Ama bu etkenlerin sonucu olan iyileşmeler bile genellikle ilaca ve tıbbi tedaviye mal edilir. Bu yüzden zaten tedaviler en az 6 aydan tutun 5 - 10 yıl gibi çok uzun tutulur bu sahada. "Serotonin yükseltmek" bu yüzden aylar hatta yıllar alır genellikle!

Zamanın ve düzelecek koşulların iyileştirici desteği beklendiği için! Böylece buradaki ilaç dışı nedenlerin rolü olan doğal düzelme de ilaca mal ettirilir. 

Psikiyatri gerçek hastalıklardaki tedavi zaafını ve prestij azaltan açığını günlük sorunlara hastalık diyerek, böylece kendisi hastaları tedavi etmiş izlenimi vererek, hastalıkları tedavi eden bir branş algısı inşa ederek kapatmaya çalışır!

Zaten bu yüzden zaman içinde; unvanlarındaki akıl ve ruh sağlığı hastalıkları uzmanı ibaresinden akıl hastalıkları lafzını çıkarmıştır. Sadece ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı haline dönüştürmüştür.

Çünkü bu sorun türü gerçekten hastalıktır; psikiyatri ise bunu tedavi edemez. Haliyle etiketi sarsılır.

Ayrıca bu onun deli doktoru imajına yol açar! Bu ise hiç hoş bir şey değildir.

Zaten bu branş sözkonusu deli doktoru imajından yıllardır çok çekmiştir.

Ayrıca bu "kötü imaj" daha geniş bir kesimi çarkı içine alabilmesine ve böylece popülaritesine manidir. Yığınla insanı bu branştan kaçırır, en azından uzak tutar.

Psikiyatriyi toplasanız yüzde "bir" bile olmayan ve etiketini sarsan ağır hastalık halleriyle uğraşmaya mecbur eder. Bu ise rantabl değildir; hiç istenilmez.



1642 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Birkaç Fikri Kırıntı - 26/12/2023
Sabahın beşinde
LAİKLİK DİNSİZLİK MİDİR - 24/12/2023
.
Yerli Selefiler Milli Robot Yapmış - 03/02/2023
Hatalı Kandil Algısı - 26/01/2023
Kandil Var mı Yok mu?
Son Risale Dersi - 23/01/2023
Buldum Deme, Hep Ara
Şu Zamanda Akla Kurt Düşürmenin Önemi - 22/01/2023
.
Niyet Ettim Kırbaç İçin Namaz Kılmaya - 22/01/2023
Allah Dışı Kaygılara Kulluk Ettirmek
Mutsuz İnsan Projesi - 21/01/2023
.
Ruhlarımızdaki Şeriat Çatışması - 19/01/2023
Şeriat Yok Diye Yanacak Yıyız?
 Devamı